ABD Başkanı Donald Trump, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı 9 Haziran'da yapılan erken genel seçimlerde partisinin elde ettiği 'kararlı zafer' nedeniyle tebrik etti. Trump, 11 Haziran Çarşamba günü yayımladığı yazılı açıklamada, Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi'nin oyların yüzde 53,9'unu alarak parlamentoda tek başına iktidar olmayı garantilediğini belirtti. Seçimlerin demokratik standartlarda geçtiğini vurgulayan Trump, iki ülke arasındaki iş birliğini derinleştirme arzusunu ifade etti. Bu gelişme, Ermenistan'ın Rusya ile ilişkilerinin gerildiği bir dönemde Moskova'nın bölgedeki etkisini sınırlamaya yönelik Batılı adımların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Seçimin arka planı ve Paşinyan'ın yükselişi
Nikol Paşinyan, 2018'deki 'Kadife Devrim' sonrası iktidara gelmişti. O tarihten bu yana ülkeyi yöneten Paşinyan, 2020'deki Dağlık Karabağ savaşında Azerbaycan karşısında alınan yenilginin ardından yoğun eleştirilere maruz kalmıştı. Savaş sonrası imzalanan ateşkes anlaşması, Rusya'yı arabulucu olarak ön plana çıkarırken, Paşinyan yönetimini Moskova'ya bağımlı hale getirdi. Ancak son dönemde Paşinyan, Rusya'nın bölgedeki askeri varlığına ve Avrasya Ekonomik Birliği içindeki ekonomik baskılarına karşı daha bağımsız bir duruş sergilemeye başladı. Geçtiğimiz aylarda Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile Rusya arasındaki gerilimin artması, Ermenistan'ı iki blok arasında denge politikası izlemeye itti. Pazar günkü seçimler, Paşinyan'ın bu dengeyi bozmadan iktidarını pekiştirme çabası olarak yorumlandı.
Seçim kampanyası sırasında Paşinyan, Rusya'ya yakınlığıyla bilinen eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ittifaka karşı mücadele etti. Koçaryan, Paşinyan'ı Karabağ savaşını kaybetmekle suçlarken, Paşinyan ise ülkeyi ekonomik krizden çıkarma vaadinde bulundu. Seçim sonuçları, Paşinyan'ın halk nezdinde hâlâ güçlü bir desteğe sahip olduğunu gösterdi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcileri, seçimlerin genel olarak özgür ve adil olduğunu ancak bazı usulsüzlükler yaşandığını rapor etti.
Bölgesel ve küresel boyut: Rusya faktörü
Ermenistan, Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nün (KGAÖ) bir üyesi ve ülke topraklarında Rus askeri üsleri bulunuyor. Ancak Paşinyan, son aylarda Rusya'nın bölgedeki angajmanını sorgulayan açıklamalar yaptı. Özellikle Azerbaycan'ın Karabağ'daki bazı bölgeleri kontrol altına almasına Rusya'nın sessiz kalması, Erivan'da hayal kırıklığı yarattı. Öte yandan Batı, Ermenistan'ı Rusya'nın etki alanından çıkarmak için diplomatik ve ekonomik teşvikler sunuyor. Trump'ın tebrik mesajı, ABD'nin bu çabalarının bir yansıması olarak okunabilir. Fransa ve AB de seçim sonuçlarını memnuniyetle karşılarken, Rusya Dışişleri Bakanlığı ise seçimlerin 'Ermeni halkının iradesini yansıttığını' belirtmekle yetindi. Analistler, Paşinyan'ın zaferinin Rusya'nın Kafkasya'daki etkisini zayıflatmayacağını, ancak Ermenistan'ın Batı ile ilişkilerini derinleştireceğini öngörüyor.
Seçim sonuçları aynı zamanda İran ve Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Karabağ savaşında Azerbaycan'a verdiği destekle bölgede belirleyici bir rol oynarken, Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme sinyalleri veriyor. Paşinyan, seçim zaferinin ardından Türkiye ile sınırların açılması için yapıcı adımlara hazır olduğunu belirtti. Ancak Ankara, bu adımların Ermenistan'ın işgal altındaki topraklardan çekilmesi ve Azerbaycan'ın egemenliğine saygı gösterilmesi koşuluna bağlı olduğunu yineledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'daki seçim sonuçları, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından önemli bir fırsat penceresi sunuyor. Paşinyan'ın Batı yanlısı söylemleri ve Rusya'dan uzaklaşma çabası, Türkiye'nin Ermenistan ile normalleşme sürecini hızlandırabilir. Ancak Ankara'nın temel önceliği, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün tanınması ve Zengezur Koridoru gibi projelerin hayata geçirilmesi olmaya devam edecek. Paşinyan'ın bu konularda ne kadar esneklik göstereceği, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geleceğini belirleyecek. Ayrıca ABD'nin bölgedeki artan ilgisi, Türkiye'nin Kafkasya'daki dengeleri yeniden değerlendirmesine yol açabilir.