İsrail ordusu, Lübnan'ın doğusundaki Baalbek kenti ile güneyindeki Nebatiye kentine yönelik hava saldırıları başlattı. Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, saldırılarda şu ana kadar en az 10 kişi hayatını kaybetti, 30'a yakın kişi yaralandı. Özellikle Baalbek'teki tarihi bölgelere yakın noktalara düzenlenen saldırılar, kentte büyük paniğe yol açtı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Hizbullah'a ait askeri hedeflere yönelik olduğu belirtilirken, Lübnan resmi makamları sivillerin hedef alındığını iddia ediyor.
Saldırının arka planı
İsrail-Lübnan sınırında son haftalarda artan gerginlik, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından başlayan Gazze savaşıyla birlikte tırmanışa geçmişti. Hizbullah, Gazze'deki direnişe destek amacıyla İsrail'in kuzey sınırına düzenli olarak roket ve füze atışları yapıyor. İsrail ise bu atışlara karşılık olarak Lübnan'ın güney bölgelerinde hava saldırıları ve topçu atışları düzenliyor. Baalbek, Lübnan'ın Bekaa Vadisi'nde yer alan ve Hizbullah'ın yoğun olarak bulunduğu bir bölge olarak biliniyor. Nebatiye ise güneyde Hizbullah'ın etkin olduğu bir diğer kent. İsrail'in bu iki kente eşzamanlı saldırısı, çatışmaların yeni bir boyut kazandığına işaret ediyor. Saldırıların, İsrail'in kuzey sınırında yaşanan çatışmaların bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik bu saldırıları, bölgesel dengeleri daha da karmaşık hale getiriyor. Hizbullah'ın İran tarafından desteklenen bir örgüt olduğu göz önüne alındığında, çatışmaların İran-İsrail gerilimine dönüşme riski bulunuyor. ABD, İsrail'in meşru müdafaa hakkını savunurken, Fransa ve Birleşmiş Milletler gibi aktörler tarafları itidale çağırıyor. Özellikle Baalbek'teki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Roma tapınaklarının yakınına düzenlenen saldırı, kültürel mirasın korunması endişelerini de gündeme getirdi. Lübnan, zaten derin bir ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken, bu saldırılar ülkeyi daha da kırılgan hale getiriyor. Ayrıca, bölgede geniş çaplı bir savaşın patlak vermesi halinde, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu komşu ülkelerde mülteci akını ve enerji güvenliği gibi sorunlar yaşanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlığı artırma potansiyeli taşıyor. Türkiye, uzun süredir Filistin davasına verdiği destek ve İsrail ile gergin ilişkileriyle bilinirken, bu çatışmalar Ankara'nın bölgesel arabuluculuk rolünü zorlayabilir. Ayrıca, Suriye'den kaynaklanan göç dalgasına bir de Lübnan kaynaklı mülteci hareketlerinin eklenmesi, Türkiye'nin güvenlik ve insani yardım yükünü artırabilir. Enerji açısından bakıldığında, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı konusunda Türkiye ile İsrail arasında yaşanan anlaşmazlıklar da bu saldırılarla birlikte yeniden gündeme gelebilir. Türkiye'nin, diplomatik girişimlerini yoğunlaştırarak tarafları sakinleştirmeye çalışması bekleniyor.