ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye yönetimine, Lübnan'daki Hizbullah varlığına karşı askeri müdahale çağrısı, analistler tarafından 'kısa görüşlü' ve potansiyel olarak tehlikeli bir adım olarak değerlendiriliyor. Beyaz Saray'ın Şam'a yönelik bu baskısı, bölgedeki güç dengelerini altüst edebileceği gibi, ABD'nin kendi iç güvenliğini de riske atabilecek sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, Trump yönetiminin bu hamlesinin, Suriye'deki istikrarsızlığı derinleştireceği ve İran destekli grupların tepkisini çekeceği uyarısında bulunuyor.
Trump'ın Çağrısının Arka Planı
Trump'ın Suriye'ye yönelik bu müdahale çağrısı, ABD'nin Ortadoğu politikasında geleneksel ittifakların ötesine geçen bir adım olarak yorumlanıyor. ABD, son yıllarda Suriye'de Beşar Esad yönetimine karşı sert bir tutum sergilerken, şimdi Esad'ı Hizbullah'a karşı kullanmak istiyor. Ancak analistler, Esad yönetiminin Hizbullah ile olan stratejik ortaklığının bu çağrıyı anlamsız kıldığını belirtiyor.
Suriye İç Savaşı boyunca Hizbullah, Esad rejiminin en önemli askeri destekçilerinden biri oldu. Özellikle 2011'den bu yana binlerce Hizbullah militanı, Suriye ordusu saflarında savaştı. Bu nedenle Şam'ın, kendisine sadık kalmış bu gruba karşı harekete geçmesi beklenmiyor. Uzmanlar, Trump'ın bu talebinin pratikte uygulanabilir olmadığını vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın Suriye'ye yönelik bu müdahale çağrısı, bölgedeki İran nüfuzunu zayıflatma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Ancak İran destekli gruplar, bu tür bir adımı kendilerine yönelik bir tehdit olarak algılayabilir. Bu durum, Lübnan'da zaten kırılgan olan siyasi dengenin tamamen bozulmasına yol açabilir.
Öte yandan, ABD'nin Suriye'yi Hizbullah'a karşı kışkırtması, bölgede yeni bir çatışma hattı oluşturabilir. İsrail, uzun süredir Suriye topraklarındaki İran ve Hizbullah hedeflerine saldırılar düzenliyor. Trump'ın bu hamlesi, İsrail'in güvenliğini artırmayı hedefliyor olsa da, tersine bölgesel bir savaş riskini yükseltebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Suriye'ye Hizbullah'a karşı müdahale çağrısı, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından ciddi riskler barındırıyor. Ankara, Suriye'deki istikrarsızlığın sınırlarına yansımasından endişe ediyor. Olası bir Suriye-Hizbullah çatışması, Türkiye'ye yeni bir göç dalgası getirebilir ve sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, İran'ın bölgedeki nüfuzunun artması, Türkiye'nin kuzey Suriye'deki operasyonlarını ve Astana sürecindeki dengeleri olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu tür tek taraflı adımlar yerine, bölgesel istikrarı gözeten diplomatik çözümleri tercih ediyor.