ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Senato'da düzenlenen bir oturumda, ülkesinin Umman Körfezi üzerinden 500 milyon varile kadar petrol kaçakçılığı yaptığını itiraf etti. Bu açıklama, neredeyse 88 milyar dolarlık ek bütçe talebinin görüşüldüğü oturumda geldi. Söz konusu bütçenin büyük kısmı, devam eden İran savaşının finansmanı için ayrılmış durumda. Hegseth, ayrıca savaşın bugüne kadarki maliyetine ilişkin yeni rakamlar paylaştı ve ABD ordusunun ticari gemilere eşlik etmek için başlattığı 'Project Freedom' girişiminin etkilerini değerlendirdi.
Proje Özgürlük ve Petrol Kaçakçılığı
Hegseth, 'Project Freedom' adlı askeri girişimin, Süveyş Kanalı ve Umman Körfezi üzerinden geçen ticari gemileri korumak amacıyla başlatıldığını belirtti. Ancak proje kapsamında, bu güzergâhlarda seyreden gemilere eşlik eden ABD Donanması unsurlarının, aynı zamanda büyük miktarda petrolün gizlice taşınmasına aracılık ettiği ortaya çıktı. Hegseth, 'Bu, stratejik bir gereklilikti. Bölgedeki enerji akışını kontrol altında tutmak ve müttefiklerimizin enerji güvenliğini sağlamak için bu operasyonları yürütmek zorundaydık' ifadelerini kullandı.
Söz konusu kaçakçılık faaliyetinin, özellikle İran'a uygulanan uluslararası yaptırımları delmek amacı taşıdığı öne sürülüyor. ABD'nin bu yolla hem kendi enerji şirketlerine hem de bölgedeki bazı müttefiklerine ucuz petrol sağladığı, aynı zamanda İran'ın petrol gelirlerini azaltarak savaş çabalarını baltalamayı hedeflediği belirtiliyor. Uzmanlara göre bu rakam, savaşın başından bu yana geçen iki yıl içinde yaklaşık 500 milyon varil petrole ulaşmış durumda.
88 Milyar Dolarlık Savaş Bütçesi ve Bölgesel Etkileri
Senato oturumunda görüşülen 88 milyar dolarlık ek bütçe, ABD'nin İran'a karşı sürdürdüğü askeri operasyonların finansmanı için talep edildi. Bütçenin büyük kısmı, hava saldırıları, deniz ablukası ve özel kuvvet operasyonları gibi doğrudan askeri harcamalara ayrılırken, bir kısmı da 'Project Freedom' benzeri lojistik destek programlarına tahsis edilecek. Hegseth, savaşın bugüne kadar ABD'ye 1,2 trilyon dolara mal olduğunu ve bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha da artacağını belirtti.
Umman Körfezi'ndeki bu kaçakçılık operasyonunun, bölgedeki enerji piyasalarını derinden etkilediği gözleniyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, özellikle Körfez ülkeleri ve Asya ekonomileri üzerinde baskı yaratıyor. Ayrıca, bu durumun İran'ın nükleer programını hızlandırmasına ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla misilleme yapmasına neden olduğu iddia ediliyor. Uzmanlar, ABD'nin bu tür yasadışı yöntemlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bölgesel istikrarı daha da kırılgan hale getirdiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Umman Körfezi'ndeki petrol kaçakçılığı, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel politikaları açısından kritik bir gelişmedir. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal eden bir ülke olarak, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenmektedir. Ayrıca, bu durumun İran'a yönelik yaptırımların delinmesi anlamına gelmesi, Türkiye'nin BM kararları ve ABD yaptırımlarına uyum politikasını zora sokabilir. Türkiye, enerji koridoru olma hedefiyle bölgedeki deniz ticaret yollarının güvenliğine önem vermektedir; bu tür operasyonlar, Boğazlar ve Doğu Akdeniz'deki deniz trafiğini de etkileyebilir. Ankara'nın bu gelişmeyi yakından izlemesi ve gerekirse diplomatik girişimlerde bulunması beklenmektedir.