GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
ABD

Trump, Netanyahu'ya 'deli' dediğini doğruladı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Trump, Netanyahu'ya 'deli' dediğini doğruladı
🏛️
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: ABD Siyasi Medya
🏛️ ABD Siyasi Medya
Çeviri Kaynağı
Thehill — Bu haber, Thehill'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bu hafta başında yaptığı sert telefon görüşmesinde kendisine 'deli' dediğini doğruladı. Görüşmenin odağında, İsrail'in Lübnan'da yürüttüğü askeri operasyonların, ABD'nin İran'la olası bir barış anlaşması için yürüttüğü diplomatik çabaları karmaşıklaştırması yer alıyordu. Trump, özel bir konuşmada Netanyahu için 'a---k deli' ifadesini kullandığını kabul ederken, bu sözlerin İsrail'in sürekli çatışma arayışına duyduğu öfkeyi yansıttığını belirtti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise görüşmenin 'yapıcı' olduğu savunulsa da, basına sızan detaylar iki müttefik ülke arasındaki iletişim krizinin boyutlarını gözler önüne serdi.

Gerginlik ve Diplomasi Çıkmazı

Trump, Fox News'a verdiği bir mülakatta, 'Netanyahu'ya dedim ki: Senin bu sürekli savaş halin beni deli ediyor. İran'la anlaşmak istiyorum, sen ise Lübnan'da ortalığı karıştırarak her şeyi mahvediyorsun' ifadelerini kullandı. Başkan, İsrail'in Hizbullah'a yönelik hava saldırılarının, Tahran yönetimiyle yürütülen nükleer müzakerelerde elini zayıflattığını savundu. Beyaz Saray yetkilileri, Trump'ın 'sabırlı' bir yaklaşım benimsediğini ancak Netanyahu'nun 'provokatif' adımlarının anlaşma şansını baltaladığını düşündüğünü aktardı. Öte yandan, İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu'nun 'İsrail'in güvenlik çıkarlarını her koşulda korumaya kararlı olduğu' vurgulandı. İki lider arasındaki bu tür bir gerilim, özellikle ABD'nin Orta Doğu'daki müttefikleri arasında endişe yaratırken, Washington ile Tel Aviv arasındaki geleneksel 'el sıkma' diplomatisi yerini açık çatışmaya bırakmış durumda.

Uzmanlar, Trump'ın bu çıkışını, İran'la 'büyük anlaşma' imzalama hedefiyle ilişkilendiriyor. Başkan, seçim kampanyasında İran'la yeni bir nükleer anlaşma yapacağını vaat etmişti; ancak Netanyahu'nun Lübnan'da Hizbullah'a yönelik operasyonları, bölgedeki tansiyonu yükselterek Tahran'ı müzakere masasından uzaklaştırdı. Özellikle İsrail'in Mart ayında Beyrut'un güneyinde düzenlediği ve 12 sivilin ölümüne yol açan hava saldırısı, uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekmişti. Trump'ın 'Netanyahu çıldırdı' yorumu, aslında bu saldırıların ardından gelen öfkenin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut

Trump-Netanyahu çatışması, sadece ikili ilişkileri değil, Orta Doğu'daki tüm güç dengelerini etkileme potansiyeli taşıyor. ABD'nin İran'la yakınlaşma çabaları, İsrail'in güvenlik kaygılarıyla doğrudan çelişiyor. Netanyahu, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemenin tek yolunun askeri müdahale olduğunu savunurken, Trump ise diplomatik çözümü tercih ediyor. Bu anlaşmazlık, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerini de endişelendiriyor; zira bu ülkeler, İran tehdidine karşı İsrail'le zımni bir ittifak içinde. Ancak Trump'ın Netanyahu'ya yönelik sert sözleri, bu ittifakın temelini sarsabilir.

Öte yandan, Rusya ve Çin, ABD-İsrail gerilimini yakından izliyor. Moskova, Suriye'deki askeri varlığı nedeniyle İsrail'in Lübnan operasyonlarından doğrudan etkilenirken, Pekin ise enerji rotalarının güvenliği açısından bölgedeki istikrarsızlıktan kaygı duyuyor. Trump'ın sözleri, müttefikler arasında 'güven bunalımı' yaratırken, düşmanların da cesaretlenmesine yol açabilir. Özellikle İran, ABD-İsrail arasındaki bu ayrışmayı kendi lehine kullanmak için harekete geçebilir. Uzun vadede, bu krizin ABD'nin Orta Doğu politikasında köklü bir değişikliğe mi yol açacağı, yoksa iki liderin kişisel egolarının bir yansıması olarak mı kalacağı merak konusu.

Türkiye Açısından Değerlendirme

ABD-İsrail arasındaki bu gerginlik, Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Türkiye, uzun süredir İsrail'in Filistin ve Lübnan'daki politikalarını eleştiriyor; ancak aynı zamanda ABD ile stratejik ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Trump'ın Netanyahu'ya sert çıkışı, Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları açısından avantaj sağlayabilir: İsrail'in Lübnan sularındaki sondaj faaliyetleri, Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla doğrudan çelişiyor. Ancak bu gerilim, ABD'nin bölgede bir güç boşluğu yaratması durumunda, terör örgütleri için yeni alanlar açabilir. Türkiye, bu gelişmeyi, İsrail karşısında diplomatik pozisyonunu güçlendirmek için kullanabilir; ancak Rusya ve İran'ın bölgedeki etkisinin artmasına yol açabilecek bir ABD zayıflamasından kaçınmalıdır.

Etiketler:
TrumpNetanyahuLübnanİsrailABDİrandiplomasiOrta Doğu

İlgili Haberler

ABD'de 60 Yıl Sonra İlk Et Yiyen Kurtçuk Vakası Tespit Edildi
ABD

ABD'de 60 Yıl Sonra İlk Et Yiyen Kurtçuk Vakası Tespit Edildi

56 dk önce

Trump eski avukatını adalet bakanlığına aday gösterdi
ABD

Trump eski avukatını adalet bakanlığına aday gösterdi

57 dk önce

De'Aaron Fox, NBA Finalleri'nde Knicks'in MVP'si
ABD

De'Aaron Fox, NBA Finalleri'nde Knicks'in MVP'si

1 sa önce

Trump Todd Blanche’ı Adalet Bakanı Olarak Atamayı Planlıyor
ABD

Trump Todd Blanche’ı Adalet Bakanı Olarak Atamayı Planlıyor

1 sa önce