ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’ye ayak basar basmaz NATO Zirvesi’ni adeta rehin aldı. İttifak üyelerini tehdit eden Trump, İran ile varılan ateşkes anlaşmasının ‘bittiğini’ ilan etti. Bu açıklama, Washington ile Tahran arasında yeniden sıcak çatışma riskini doğururken, NATO’nun 75 yıllık dayanışma ilkesini de sarsıyor. Trump’ın bu hamlesi, müttefikleri şaşkına çevirirken, küresel güvenlik dengelerini altüst etme potansiyeli taşıyor.
Zirve’de Kriz ve Tehditler
Trump’ın İstanbul’daki NATO zirvesine katılımı, daha ilk saatlerinden itibaren tartışma yarattı. Başkan, savunma harcamalarını artırmayan müttefikleri açıkça hedef alarak, ‘ABD’nin bu ülkeleri korumayacağını’ ima etti. Özellikle Almanya ve Fransa’ya yönelik sert söylemler, ittifak içinde derin bir güven bunalımına yol açtı. Trump, NATO’nun İran politikasını da eleştirerek, “Ateşkes artık yok, biz kendi yolumuzu çizeceğiz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine karşı ortak bir tutum belirleme çabalarını boşa çıkardı.
ABD yönetimi, İran’a yönelik yaptırımları yeniden sıkılaştıracağını duyururken, Körfez’deki askeri varlığını artırma sinyali verdi. Trump’ın bu hamlesi, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel müttefikler tarafından memnuniyetle karşılanırken, Avrupalı liderler endişeli. Zirvede konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Macron, “NATO’nun bir kriz yönetim aracı değil, bir savunma ittifakı olduğunu unutmamalıyız” diyerek Trump’a dolaylı yanıt verdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump’ın İran ateşkesini sonlandırması, sadece Orta Doğu’da değil, küresel enerji piyasalarında da dalgalanmaya neden oldu. Petrol fiyatları yükselirken, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için ekonomik risk arttı. Rusya ve Çin ise ABD’nin bu hamlesini ‘provokasyon’ olarak nitelendirerek, İran’a destek mesajı verdi. NATO içindeki derin ayrışma, ittifakın geleceği konusunda soru işaretleri yaratırken, Trump’ın ‘Amerika Birinci’ politikasının uluslararası kurumları nasıl zayıflattığı bir kez daha görüldü.
Uzmanlar, İran’ın bu gelişme karşısında nükleer faaliyetlerini hızlandırabileceği uyarısında bulunuyor. Tahran yönetimi, Trump’ın açıklamasına henüz resmi yanıt vermezken, Devrim Muhafızları’ndan yapılan gayriresmi açıklamalarda ‘her türlü senaryoya hazır olunduğu’ belirtildi. Bölgede ABD askeri varlığının artması, Irak ve Suriye’deki istikrarsızlığı daha da derinleştirme riski taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zirveye ev sahipliği yapan Türkiye, Trump’ın açıklamaları karşısında zor bir diplomatik denge sınavı veriyor. Bir yandan NATO müttefiki olarak ittifakın bütünlüğünü korumak isterken, diğer yandan İran ile enerji ve güvenlik işbirliğini sürdürmek durumunda. Trump’ın İran’a yönelik sertleşen tutumu, Türkiye’nin sınır güvenliğini ve enerji maliyetlerini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, ABD’nin PKK/YPG’ye desteği konusunda Trump’ın net bir tavır almaması, Türkiye’nin kaygılarını artırıyor. Ankara, hem NATO içinde sesini duyurmak hem de bölgesel istikrarı korumak için yoğun diplomasi yürütmek zorunda.