ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in İran'a yönelik olası askeri operasyonlarının hızını, ölçeğini ve siyasi sınırlarını doğrudan etkileyebilecek bir konumda bulunuyor. King’s College London'dan eski Biden yönetimi Ulusal Güvenlik Konseyi danışmanı Negah Angha, FRANCE 24'e yaptığı açıklamada, Trump'ın Tahran yönetimine 'İsrail'i durdurabilirim' sinyali gönderdiğini ifade etti. Bu açıklama, İsrail ile İran arasındaki gerilimin tırmanma riskinin yüksek olduğu bir dönemde geliyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail, uzun süredir İran'ın nükleer programını askeri yollarla durdurmayı tartışıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Tahran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek için her türlü seçeneği masada tutuyor. Ancak Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşü, bu hesapları yeniden şekillendirebilir. Angha'ya göre, Trump'ın ilk döneminde olduğu gibi, İsrail'e yeşil ışık yakması ya da geri adım atması, bölgedeki dengeleri belirleyecek.
ABD'nin İran'a yönelik 'azami baskı' politikası, Trump yönetiminde doruk noktasına ulaşmıştı. Şimdi ise Trump'ın aynı stratejiyi devam ettirip ettirmeyeceği merak konusu. Uzmanlar, Trump'ın İran'la nükleer bir anlaşmaya sıcak bakabileceğini, ancak bu süreçte İsrail'in askeri seçeneklerini bir pazarlık kozu olarak kullanabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran-İsrail çatışması, sadece iki ülkeyi değil, tüm Orta Doğu'yu etkileme potansiyeli taşıyor. İran'ın nükleer tesislerine yönelik bir saldırı, bölgesel bir savaşı tetikleyebilir. Bu durumda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, İran'ın petrol geçiş yollarını tehdit etmesi, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Avrupa Birliği ve Çin gibi aktörler, diplomatik çözüm çağrılarını yinelerken, Rusya'nın İran'a askeri desteği de dengeleri karmaşık hale getiriyor.
Angha'nın analizine göre, Trump'ın İran'la diyalog kurmaya istekli olduğu sinyalleri, Tahran yönetimini müzakere masasına çekmeyi hedefliyor. Ancak bu süreçte İsrail'in askeri hazırlıkları, Trump'ın elini güçlendiren bir faktör olarak öne çıkıyor. Yani Trump, 'İsrail'i durdurma' sözü karşılığında İran'dan nükleer programında taviz koparmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-İran geriliminin doğrudan bir parçası olmasa da, olası bir çatışmadan en fazla etkilenecek ülkelerden biri. Güney sınırında Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların varlığı, Ankara'yı endişelendiriyor. Ayrıca, enerji maliyetlerinin yükselmesi, Türkiye'nin ekonomik kırılganlığını artırabilir. Türkiye, hem İran hem de İsrail ile dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışırken, bölgede barışın korunması için arabuluculuk yapma potansiyeline sahip. Ancak Ankara'nın bu krizde net bir pozisyon alması, NATO üyeliği ve ABD ile ilişkileri çerçevesinde karmaşık bir hal alıyor.