ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada İran'a yeni saldırılar düzenleneceğini ve Amerikan güçlerinin ülkenin kilit petrol altyapısını kısa süre içinde ele geçireceğini söyledi. Bu tehdit, iki taraf arasında gece boyunca gerçekleşen karşılıklı saldırıların ardından geldi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, "İran'ın petrol terminal ve tesislerini ele geçireceğiz. Hiçbir İran gemisi veya tankeri bu sulardan geçemeyecek" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Tahran yönetiminin kırılgan ateşkesi ihlal etme tehdidinde bulunmasının hemen ardından geldi.
Gerilim tırmanıyor: Karşılıklı saldırılar sürüyor
Trump'ın tehdidi, ABD ile İran arasında haftalardır süren gerginliğin en son noktası olarak kaydedildi. Gece saatlerinde İran, Basra Körfezi'ndeki ABD donanma gemilerine yönelik füze saldırıları düzenlerken, ABD de İran'ın askeri tesislerine hava operasyonları gerçekleştirdi. Pentagon sözcüsü John Kirby, yaptığı açıklamada, "İran'ın saldırıları sonucunda herhangi bir can kaybı yaşanmamış olmakla birlikte, birkaç gemimizde hafif hasar meydana gelmiştir. Misilleme operasyonlarımız başarılı olmuş, İran'ın füze rampaları ve radar sistemleri imha edilmiştir" dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani ise ABD'nin saldırılarını "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendirerek, "Amerika'nın bu maceracılığı bölgesel barışı tehdit etmektedir. İran, meşru müdafaa hakkını sonuna kadar kullanacaktır" ifadelerini kullandı. Tahran yönetimi ayrıca Hürmüz Boğazı'nın trafiğe kapatılabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol piyasaları alarmda
Trump'ın petrol tesislerini ele geçirme tehdidi, küresel petrol piyasalarında şok etkisi yarattı. Brent petrol fiyatları yüzde 8'in üzerinde yükselerek varil başına 95 doları aştı. Enerji analistleri, Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapanmasının dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sini tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin, ABD'yi "provokatif eylemler" nedeniyle kınadı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil olarak toplanma kararı alırken, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Diplomatik çözüm için her türlü çabayı gösteriyoruz. Ateşkesin korunması bölgesel güvenlik için hayati önem taşıyor" açıklamasını yaptı. Uzmanlar, tırmanan bu gerilimin kısa vadede düşme ihtimalinin düşük olduğunu ve ABD'nin İran'ın petrol gelirlerini tamamen kesmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden bir ülke olarak bu gerilimden doğrudan etkilenmektedir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, cari açığı artırıcı ve enflasyonist baskıları tetikleyici bir risk oluşturmaktadır. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın olası kapanması, Türkiye'nin İran ve Irak üzerinden yaptığı enerji ticaretini sekteye uğratabilir. Bölgesel bir güç olarak Türkiye, hem ABD hem de İran ile diyaloğunu sürdürerek gerilimin düşürülmesi için arabuluculuk yapabilir. Bu kriz, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini çeşitlendirme arayışını yeniden gündeme getirmektedir.