ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında düzenlenen ve İran savaşının ele alındığı toplantıda Ortadoğu liderleriyle bir araya geldi. Toplantıda Trump, bölge liderlerine övgüler yağdırırken, herhangi bir yeni politika veya somut adım duyurmadı. Görüşme, İran ile yürütülen müzakere sürecinin belirsizliğini koruduğu bir dönemde gerçekleşti.
Toplantının Arka Planı ve Katılımcılar
Trump, BM Genel Kurulu için New York'ta bulunduğu sırada, aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed ve diğer Körfez yetkililerinin bulunduğu liderlerle bir araya geldi. Toplantıda İran'ın nükleer programı ve bölgesel yayılmacılığı ana gündem maddesiydi. Trump, katılımcılara İran'a karşı uygulanan azami baskı politikasının meyvelerini verdiğini söyledi ve bölge ülkelerinin ABD ile işbirliğinden övgüyle söz etti. Ancak toplantı sonrası basına yansıyan bilgilere göre, yeni yaptırımlar veya askeri bir adım açıklanmadı.
Trump'ın konuşmasında özellikle Suudi Arabistan ve BAE'nin İran'a karşı duruşunu takdir ettiği, ancak Avrupa ülkelerinin tutumunu eleştirdiği belirtiliyor. Toplantıya İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da katıldı; Netanyahu, İran'ın bölge için en büyük tehdit olduğunu yineledi. Görüşmelerin ardından yapılan ortak açıklamada, İran'ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi gerektiği vurgulandı, fakat bunun nasıl başarılacağına dair bir yol haritası sunulmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran savaşı, ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ardından İran'ın uranyum zenginleştirmeyi artırmasıyla son yıllarda giderek gerilimli bir hal aldı. 2020'de İranlı general Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. Trump yönetimi, İran'ı masaya oturtmak için ekonomik yaptırımları sıklaştırırken, bölge ülkeleri arasında da İran karşıtı bir blok oluşturmaya çalışıyor. Ancak bu strateji, İran'ın nükleer programını durdurmadı; aksine İran, uranyum zenginleştirme oranını %60'a kadar çıkardı.
Toplantıda Trump'ın somut bir taahhütte bulunmaması, bölge başkentlerinde hayal kırıklığı yaratabilir. Suudi Arabistan ve BAE, İran'a karşı daha sert bir askeri caydırıcılık bekliyor. Öte yandan, Avrupa ülkeleri diplomatik çözüm arayışını sürdürüyor. Rusya ve Çin ise İran ile ilişkilerini derinleştirerek ABD'nin baskı politikasını delmeye çalışıyor. BM Genel Kurulu'ndaki bu toplantı, İran dosyasında uluslararası toplumun bölünmüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olarak olası bir savaş veya istikrarsızlıktan doğrudan etkilenir. Trump'ın toplantıda somut adım açıklamaması, Türkiye'nin diplomatik çözüm beklentilerini koruyor. Ancak ABD'nin İran'a yönelik azami baskı politikası, Türkiye'nin İran ile olan ticari ilişkilerini zorlaştırıyor; Türkiye, İran doğalgazına bağımlı ve yaptırımlardan muafiyet talep ediyor. Öte yandan, bölgede artan gerilim, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırıyor ve PKK/YPG gibi unsurların İran içindeki uzantılarını harekete geçirebilir. Türkiye, denge politikası izleyerek hem ABD hem İran ile diyaloğu sürdürmeye çalışıyor. Bu toplantı, Türkiye'nin bölgesel barış için diplomatik çabalarını yoğunlaştırması gerektiğini gösteriyor.