ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD ara seçimlerinin ardından savaşın devam etmesini "hayal ettiğini" öne sürdü. Açıklama, Beyaz Saray'ın Tahran'a yönelik "maksimum baskı" politikasını sürdürdüğü ve bölgede İsrail ile İran arasında gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi. Trump'ın sözleri, ABD'nin 6 Kasım ara seçimleri öncesinde İran dosyasını yeniden siyasi gündemin merkezine taşıdığını gösteriyor.
Trump'ın açıklamasının arka planı
Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın ABD iç siyasetindeki belirsizlikten faydalanmak istediğini ima etti. Başkan, "İran, savaşın seçimlerden sonraya kalmasını hayal ediyor. Ama biz her senaryoya hazırız" ifadelerini kullandı. Bu sözler, ABD yönetiminin İran'a yönelik ekonomik yaptırımları sürdürürken askeri seçenekleri de masada tuttuğu yönündeki mesajları pekiştiriyor.
Trump'ın açıklaması, ABD'nin Mayıs 2018'de tek taraflı olarak çekildiği 2015 nükleer anlaşması (JCPOA) sonrası izlediği politikayla uyumlu. Washington, Tahran'a yönelik yaptırımları kademeli olarak artırdı; İran ise uranyum zenginleştirme faaliyetlerini genişletti. Taraflar arasında doğrudan görüşme kanalları kapalı.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın sözleri, İsrail'in İran'a yönelik olası askeri operasyonları ve Suriye ile Irak'taki İran bağlantılı gruplara karşı artan İsrail hava saldırıları bağlamında okunmalı. ABD, İsrail'in güvenliğini desteklerken Körfez'deki müttefiklerini de İran'a karşı ortak cepheye çağırıyor. Ancak Avrupalı müttefikler, olası bir askeri çatışmanın bölgesel istikrarı bozacağı uyarısında bulunuyor.
İran tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Tahran, sık sık ABD'nin yaptırım politikasını "ekonomik terörizm" olarak nitelendiriyor ve askeri tehditlere karşı "kararlılıkla karşılık vereceğini" açıklıyor. Uzmanlar, Trump'ın açıklamasının ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi tabana mesaj verme amacı taşıdığını, ancak yine de İran dosyasında tansiyonun yüksek olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran geriliminde denge siyaseti izliyor. Ankara, İran ile ticari ilişkilerini sürdürürken ABD yaptırımlarına uymakta zorlanıyor; 2023'te iki ülke arasındaki ticaret hacmi 5 milyar doları aştı. Olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin doğu sınırında istikrarsızlık, enerji fiyatlarında dalgalanma ve mülteci hareketlerinde artış riski taşıyor. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ve bölgesel platformlarda diplomasiyi öne çıkarması, hem İran hem de ABD ile diyalog kanallarını açık tutması kritik önemde. Ayrıca Türkiye, İsrail-İran hattındaki gerilimin Gazze ve Lübnan'a sıçramasını engellemek için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor.