ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonların 'yeni savaş' olmadığını belirterek, kendisinin 'bitmeyen savaşlara' karşı olduğunu ancak İran harekatının bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında 'Bu üç aydır sürüyor; bu bitmeyen savaş değil, sınırlı bir operasyon' ifadelerini kullandı. ABD'nin Ortadoğu'da yeni bir çatışmaya sürüklendiği yönündeki eleştirilere yanıt veren Trump, İran'a karşı yürütülen askeri faaliyetlerin kendi seçim vaadi olan 'yeni savaşlara hayır' ilkesiyle çelişmediğini savundu.
Trump'ın Savaş Söylemi ve Seçim Vaadi
Trump, 2016 başkanlık seçim kampanyasında ABD'yi Afganistan ve Irak gibi 'bitmeyen savaşlardan' çıkaracağını vaat etmişti. Ancak göreve geldikten sonra İran'a yönelik baskıyı artırdı, 2020'de İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürtmüş ve İran destekli milislere karşı hava saldırıları düzenlemişti. Son olarak, Yemen'deki Husilere karşı operasyonlar ve İran'ın nükleer programını hedef alan saldırılar gündemde. Trump, 'Üç aydır devam eden bu operasyon, Irak ya da Afganistan gibi değil. Sınırlı ve hedef odaklı' diyerek kamuoyunu ikna etmeye çalışıyor. Ancak eleştirmenler, Trump'ın bu söyleminin gerçeği yansıtmadığını, ABD'nin İran'la fiilen bir çatışma içinde olduğunu belirtiyor.
Analistlere göre Trump, 2024 seçimleri öncesinde savaş karşıtı seçmenleri kaybetmek istemiyor. Bu nedenle İran operasyonlarını 'yeni bir savaş' değil, 'terörle mücadele' olarak tanımlıyor. Ancak İran, ABD'ye karşı misilleme tehdidini sürdürüyor ve bölgedeki gerilim yüksek. Trump'ın 'bitmeyen savaş' kavramını yeniden tanımlaması, ABD dış politikasında bir paradoks yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran Gerilimi ve Petrol Fiyatları
ABD-İran gerginliği, Ortadoğu'da istikrarsızlığı artırıyor. İran, ABD'nin askeri varlığına karşı koymak için vekil güçler aracılığıyla saldırılar düzenliyor. Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, küresel tedarik zincirini tehdit ediyor. Petrol fiyatları son haftalarda yükseliş eğiliminde; Brent petrol varil fiyatı 85 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, İran'dan kaynaklanan herhangi bir kesintinin fiyatları daha da yukarı taşıyabileceği uyarısında bulunuyor.
Trump'ın söylemi, müttefik ülkelerde de endişe yaratıyor. Suudi Arabistan ve BAE, geniş çaplı bir savaşın bölgeyi ateşe vereceğini düşünüyor. Avrupa Birliği ise diplomatik çözüm çağrılarını yineliyor. Öte yandan Rusya ve Çin, ABD'nin İran'a yönelik politikasını eleştirirken, İran'la ekonomik iş birliğini artırıyor. Bu durum, küresel güç dengelerinde yeni bir kutuplaşmayı beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran geriliminin doğrudan etkileyebileceği ülkelerden biri. İran'la 560 kilometrelik sınırı bulunan Türkiye, olası bir çatışmada sığınmacı akını, ticaret kesintileri ve enerji arz sorunları yaşayabilir. Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlara katılmamış, aksine enerji ve ticaret bağlarını korumuştur. Ancak ABD'nin İran'a karşı artan askeri operasyonları, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir. Özellikle Irak'ın kuzeyinde PKK'ya karşı yürütülen operasyonlar, İran destekli gruplarla da çatışma riskini beraberinde getiriyor. Türkiye, hem ABD hem de İran'la ilişkilerini dengelemek zorunda. Bu gerginlik, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir ve bölgesel istikrarı bozabilir. Ankara, diplomatik çözümden yana tavır alarak, taraflara itidal çağrısı yapmayı sürdürecektir.