ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik gerilimi tırmandırarak 'Muhtemelen bu gece onlara sert vuracağız' ifadelerini kullandı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran destekli milislerin son haftalarda ABD üslerine düzenlediği saldırılara misilleme yapılacağı belirtildi. Trump'ın bu çıkışı, Tahran yönetiminin nükleer müzakerelerdeki tutumu ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü operasyonlar nedeniyle zaten kırılgan olan ilişkileri daha da gerdi. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, hedeflerin İran'ın askeri tesisleri ve milis kampları olabileceğini ima etti.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın tehdidi, İran'ın son dört ayda Basra Körfezi'nde ticari gemilere el koyması, İsrail'e karşı Hizbullah'a destek vermesi ve Yemen'deki Husilere silah sağlaması gibi adımların ardından geldi. ABD, bölgedeki askeri varlığını artırmış, özellikle Bahreyn'deki Beşinci Filo'yu takviye etmişti. İran Dışişleri Bakanı, Trump'ın açıklamalarını 'psikolojik savaş' olarak nitelendirirken, Devrim Muhafızları ise 'her türlü saldırıya orantısız yanıt verileceği' uyarısında bulundu. Eski ABD istihbarat yetkilileri, Trump'ın bu tür söylemlerinin seçim öncesi dikkati dağıtmaya yönelik olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Olası bir ABD-İran çatışması, başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak olmak üzere bölge ülkelerini doğrudan etkileyecek. Petrol fiyatları Trump'ın açıklamasının ardından yüzde 3 yükselirken, küresel piyasalarda risk iştahı azaldı. Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, Rusya ve Çin sükunet vurgusu yaptı. BM Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı talepleri ise ABD'nin vetosuyla karşılaştı. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin küresel enerji arzını tehlikeye atabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la kara sınırı olan ve enerji ithalatında önemli ölçüde bağımlı bir ülke olarak bu gerilimden doğrudan etkilenecek. Olası bir çatışma, Türkiye'nin doğal gaz ve petrol tedarikini sekteye uğratabilir, ayrıca Irak ve Suriye'deki PKK varlığına yönelik operasyonlarına da yansıyabilir. Ankara, tarafları sakinleştirmeye çalışan bir denge politikası izlerken, bu süreçte NATO müttefikleriyle koordinasyon içinde olacak. İran'ın vekil güçlerinin Devrimin Muhafızlarına bağlı olması, Türkiye'nin sınır güvenliği açısından ikincil riskler yaratabilir.