İran’da rejim yanlıları ve muhalif gruplar, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail ortak operasyonunda öldürüldüğü iddia edilen İran eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in Temmuz başında düzenlenen cenaze törenine ait olduğu belirtilen yapay zeka (YZ) görsellerini sosyal medyada yaygın şekilde paylaşmaya başladı. Görüntüler, hem rejim destekçileri tarafından Hamaney’e saygı amacıyla hem de muhalifler tarafından rejimin zayıflığını vurgulamak için kullanılıyor. Söz konusu görseller, gerçek bir organizasyonun belgesel kanıtından çok, yapay zeka araçlarıyla oluşturulmuş dijital kurgular olarak dikkat çekiyor. Bu gelişme, İran’da siyasi kutuplaşmanın yanı sıra teknolojinin propaganda ve bilgi savaşı amaçlı kullanımına dair yeni bir boyut ortaya koyuyor.
Gelişmenin arka planı
İran resmi kaynaklarına göre, Ayetullah Ali Hamaney 28 Şubat’ta ABD ve İsrail tarafından düzenlenen bir hava saldırısında hayatını kaybetti. Olay, İran’da derin bir siyasi krize yol açarken, yerel yönetimler ve dini otoriteler Hamaney’in anısını yaşatmak için çeşitli törenler düzenledi. Temmuz başında Kum kentinde gerçekleştirilen cenaze töreni, rejim destekçileri için Hamaney’e bağlılıklarını gösterme fırsatı olurken, muhalif hareketler için de rejimi eleştirme zemini yarattı. Bu dönemde sosyal medyada dolaşıma giren görsellerin büyük kısmı, gerçek törende çekilmiş fotoğraflardan ziyade yapay zeka programlarıyla (Midjourney, DALL-E gibi) oluşturulmuş sahneler içeriyor. Rejim yanlıları, tabut etrafında milyonlarca yas tutan kişinin olduğu kalabalık sahneleri paylaşırken, muhalifler ise boş alanlar ve az sayıda katılımcıyla rejimin halk desteğini kaybettiğini ima eden sahneleri yayıyor. Bu durum, İran’da rejim meşruiyeti ve halk desteği konusunda bir algı savaşının yürütüldüğünü gösteriyor. Yapay zeka görsellerinin yaygınlaşması, bilginin doğrulanmasını ve propaganda ile gerçeklik arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor. Özellikle genç nüfusun yüksek olduğu İran’da bu tür görseller, siyasi tutumların şekillenmesinde önemli bir araç haline gelmiş durumda.
Bölgesel veya küresel boyut
İran’daki bu yapay zeka propaganda görüntüleri, Ortadoğu’da dijital bilgi savaşının geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Hamaney’in ölümü, İran’ın bölgesel nüfuzunu ve iç istikrarını derinden etkilerken, yapay zeka destekli dezenformasyon, İran’ın müttefikleri ve rakipleri tarafından da dikkatle izleniyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi bölgesel aktörler, İran’da yaşanan bu gelişmeleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışabilir. Ayrıca İsrail ve ABD politikaları, Hamaney sonrası İran’ın olası güç boşluğu ve nükleer müzakerelerin geleceği açısından kritik önem taşıyor. Yapay zeka teknolojisinin ucuz ve erişilebilir olması, bu tür propaganda araçlarının yaygınlaşmasını kolaylaştırıyor. Küresel düzeyde, sosyal medya platformlarının yapay zeka içeriklerini etiketleme veya kısıtlama politikaları, bu tür görsellerin yayılmasını engellemede yetersiz kalabiliyor. İran vakası, yapay zeka destekli dezenformasyonun sadece bir ülkenin iç işlerine müdahale değil, aynı zamanda uluslararası kamuoyunu şekillendirme potansiyeli olduğunu da gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’daki bu gelişme, Türkiye’nin Ortadoğu politikası açısından önemli sinyaller taşıyor. Hamaney sonrası İran’da yaşanacak olası güç boşluğu, Ankara’nın bölgesel dengeleri yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Türkiye, İran ile Suriye, Irak ve Kafkasya gibi dosyalarda iş birliği yaparken, rejim içi kutuplaşma bu iş birliğinin sürdürülebilirliğini etkileyebilir. Ayrıca yapay zeka propaganda görüntülerinin yaygınlaşması, Türkiye’nin dezenformasyonla mücadele çabaları ve dijital okuryazarlık politikaları için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, sosyal medya platformlarında yapay zeka içeriklerine karşı daha sıkı düzenlemeler yapma ihtiyacı duyabilir. Ekonomik açıdan ise İran’daki istikrarsızlık, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini ve İran ile ticaretini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, süreci yakından izleyerek proaktif bir diplomasi yürütmek durumunda.