İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki güven anlaşmasını feshetme kararının bölgeyi 'alevlerin içine ittiği' uyarısında bulundu. İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in kıdemli danışmanı Ali Ekber Velayeti yaptığı açıklamada, 'Bölge, küçük devletlerin siyasi kumarına sahne değildir ve maceracılık eylemlerine anında yanıt verileceğini defalarca gösterdik' dedi. Trump yönetiminin 1970'lerde imzalanan ve iki ülke arasındaki doğrudan iletişim kanallarını düzenleyen memorandumu iptal etmesi, Tahran'da sert tepkilere yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Söz konusu memorandum, 1973'te imzalanmış ve iki ülke arasında resmi temasların yanı sıra acil durumlarda iletişim kurulmasını sağlıyordu. Velayeti, bu adımın ABD'nin İran'a yönelik düşmanca politikalarının bir devamı olduğunu vurgulayarak, 'Bu tür tek taraflı kararlar bölgesel istikrarı tehdit etmekte ve gerilimi tırmandırmaktadır' ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani ise yaptığı yazılı açıklamada, ABD'nin bu hamlesinin 'uluslararası hukuka ve diplomatik teamüllere aykırı' olduğunu belirtti.
Trump yönetimi, memorandumun iptalini İran'ın bölgedeki 'istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine' bir yanıt olarak gerekçelendirdi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'İran rejimi, nükleer programı, balistik füze denemeleri ve bölgesel milisleri desteklemesi nedeniyle güvenilir bir ortak değildir' denildi. Ancak uzmanlar, bu kararın iki ülke arasındaki zaten sınırlı olan diplomatik kanalları tamamen kapatabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Tahran'ın bu sert tepkisi, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bir döneme denk geliyor. İran ile Batı arasında nükleer müzakerelerin durma noktasına gelmesi, Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları ve İsrail'in Gazze operasyonları, Ortadoğu'yu zaten bir krizin eşiğinde tutuyor. Velayeti'nin 'anında yanıt' vurgusu, bölgede olası bir çatışmanın hızla yayılabileceğine işaret ediyor.
Çin ve Rusya, iki ülkeyi itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği de tansiyonun düşürülmesi için diplomatik çabalarını artırdı. Ancak Trump yönetiminin 'maksimum baskı' politikasına dönüşü, Tahran'ı daha da köşeye sıkıştırabilir. İran'ın bu hamleye misilleme olarak uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması veya Hürmüz Boğazı'nda güvenlik tedbirlerini artırması olası senaryolar arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin bölgesel güvenliğini doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, hem İran'la sınır komşusu olması hem de Kuzey Irak ve Suriye'deki askeri varlığı nedeniyle bu gerginlikten en çok etkilenecek ülkelerden biridir. Ayrıca, İran'a yönelik yaptırımların sıkılaşması, Türkiye'nin enerji ithalatını ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ankara, bölgede istikrarın sağlanması için arabulucu rolünü sürdürmeli ve hem Washington hem de Tahran'la diyalog kanallarını açık tutmalıdır. Son dönemde İran ile normalleşme adımları atan Türkiye, bu sürecin bozulmaması için diplomatik girişimlerini artırmalıdır.