ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Katar aracılığıyla ilettiği ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ile nükleer müzakerelerin başlatılmasını öngören yedi günlük yol haritası önerisini reddetti. Tahran yönetimi, Washington'un anlaşmaya varması halinde boğazın bir hafta içinde açılacağını ve nükleer görüşmelerin başlayacağını taahhüt etmişti. Trump yönetiminden yapılan açıklamada, önerinin "yetersiz" olduğu ve İran'ın önce somut adımlar atması gerektiği belirtildi.
Önerinin Arka Planı ve İçeriği
İran'ın Katar üzerinden ilettiği mesaj, bölgede artan gerilimi düşürmeye yönelik kapsamlı bir planı içeriyordu. Buna göre, ABD'nin yaptırımları kısmen hafifletmesi karşılığında İran, Hürmüz Boğazı'ndaki faaliyetlerini normale döndürecek ve uranyum zenginleştirme programını sınırlayacaktı. Öneri, İran'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) kalan taahhütlerini canlandırmayı ve bölgesel müttefikleriyle diyaloğu artırmayı da kapsıyordu.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. İran, son aylarda boğazda art arda askeri tatbikatlar düzenlemiş ve birkaç tankere el koymuştu. Bu durum, küresel enerji piyasalarında arz endişelerine yol açmış ve petrol fiyatlarını yükseltmişti. İran'ın önerisi, bu gerilimi düşürmeye yönelik ilk somut diplomatik girişim olarak değerlendiriliyordu.
Katar'ın arabuluculuğu, Doha'nın hem Washington hem de Tahran ile iyi ilişkilerini yansıtıyor. Katar Dışişleri Bakanlığı, öneriyi her iki tarafa ilettiğini doğruladı ancak detay vermedi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "İran'ın samimiyetini göstermesi için önce boğazdaki yasadışı eylemlerine son vermesi gerekiyor" dedi.
Trump'ın Reddi ve Bölgesel Yansımalar
Trump, öneriyi reddederken İran'ın geçmişteki taahhütlerini tutmadığını vurguladı. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, "İran rejimi, yıllardır nükleer programını gizlice yürütmekte ve bölgesel istikrarı bozmaktadır. Yeni bir yol haritası değil, somut ve doğrulanabilir adımlar görmek istiyoruz" ifadeleri kullanıldı. Trump ayrıca, İran'ın önerisinin seçim öncesi bir oyalama taktiği olabileceğini ima etti.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ise yaptığı açıklamada, "ABD'nin reddi, barıştan yana olmadığını göstermiştir. Biz yapıcı bir teklif sunduk; ancak Washington yine tek taraflı dayatmalar peşinde" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı, önerinin reddedilmesinin ardından Hürmüz Boğazı'ndaki askeri varlığını artırabileceği sinyalini verdi.
Uzmanlar, Trump'ın reddinin bölgede tansiyonu daha da yükseltebileceğini belirtiyor. İran'ın nükleer programını hızlandırması ve boğazı kapatma tehdidini yeniden gündeme getirmesi riski var. Ayrıca, İsrail ve Suudi Arabistan gibi İran karşıtı aktörlerin de süreci izlediği ve olası bir askeri müdahale için hazırlık yaptığı konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye'nin enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Basra Körfezi üzerinden karşılıyor. Boğazın kapanması veya askeri çatışma, enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkiler. Ayrıca, İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin bölgesel denge politikasını zorlaştırır. Ankara, hem İran ile ticari ilişkilerini sürdürmek hem de NATO müttefiki ABD ile işbirliğini korumak zorunda. Olası bir çatışma, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlığa ve mülteci akınına yol açabilir.