ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin kendi nükleer anlaşma teklifine neredeyse iki haftadır yanıt vermemesi üzerine Beyaz Saray'ın Durum Odası'nda (Situation Room) üst düzey askeri ve istihbarat yetkilileriyle bir araya gelerek İran'a yönelik olası hava saldırısı seçeneklerini masaya yatırdı. Axios'un haberine göre, Trump'ın sabrı tükenmiş durumda ve İran'ın yanıt vermemesi halinde ABD'nin 'onları tekrar sert vuracağı' mesajını verdiği belirtiliyor. Toplantıda, İran'ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik sınırlıdan geniş çaplıya kadar farklı senaryolar değerlendirildi.
Anlaşma Çabaları ve Artan Baskı
Trump yönetimi, son haftalarda İran'a yeni bir müzakere çerçevesi sunmuş ancak Tahran'dan somut bir yanıt alamamıştı. Beyaz Saray kaynakları, Başkan'ın bu sessizliği 'kabul edilemez' bulduğunu ve askeri seçeneklerin masada olduğu sinyalini verdiğini aktarıyor. Durum Odası toplantısına Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve Merkez Kuvvetler (CENTCOM) komutanının katıldığı bildiriliyor. Toplantıda, İran'ın uranyum zenginleştirme tesislerinin yanı sıra balistik füze rampalarının da hedef listesinde yer aldığı konuşuldu. Ancak henüz nihai bir karar alınmadığı ve Trump'ın diplomatik kanalları tamamen kapatmadığı ifade ediliyor.
ABD'nin bu hamlesi, İran'ın bölgedeki vekil güçlerine yönelik son dönemde artan operasyonları ve Körfez ülkelerine yönelik tehditleriyle aynı döneme denk geliyor. Uzmanlar, Trump'ın seçim öncesi dönemde güçlü bir duruş sergilemek istediğini ancak geniş çaplı bir askeri müdahalenin bölgesel bir yangını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. İran'ın nükleer dosyası, 2015 anlaşmasından ABD'nin çekilmesinin ardından tırmanan bir kriz haline gelmişti.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Olası bir ABD-İran çatışması, başta Basra Körfezi olmak üzere tüm Ortadoğu'yu istikrarsızlaştırma potansiyeli taşıyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesi beklenirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefikleri de tehdit altında hissediyor. Rusya ve Çin'in İran'a verdikleri diplomatik destek, büyük güçler arasındaki rekabeti daha da körükleyebilir. ABD'li yetkililer, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidine karşı deniz güvenliği önlemlerini artırdı. Avrupa Birliği ise diplomatik çözüm çağrılarını yinelerken, Trump yönetiminin tek taraflı askeri harekatına sıcak bakmadığını dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 500 kilometrelik ortak sınıra sahip olması ve enerji ithalatında Tahran'a bağımlılığı nedeniyle bu gerilimden en fazla etkilenecek ülkelerden biridir. Olası bir ABD askeri müdahalesi, sınır güvenliğini tehdit ederken, mülteci akınına ve ekonomik istikrarsızlığa yol açabilir. Ayrıca Türkiye'nin Katar ve Irak'taki enerji projeleri de risk altına girebilir. Ankara, hem Batı ittifakındaki konumunu korumak hem de komşusuyla ilişkilerini dengelemek zorunda. Bu nedenle Türkiye'nin diplomatik çözümü aktif olarak desteklemesi ve bölgesel bir savaşın önlenmesi için arabuluculuk rolü üstlenmesi bekleniyor.