ABD'nin ulusal acil durumlarda kullanılmak üzere yer altında depoladığı Stratejik Petrol Rezervi (SPR), Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahalesi nedeniyle son 40 yılın en düşük seviyesine gerilemek üzere. Çarşamba günü yayımlanan resmi verilere göre, İran operasyonları kapsamında rezervden 66 milyon varil ham petrol çekildi ve kalan miktarın birkaç gün içinde Reagan döneminden bu yana görülmemiş bir seviyeye inmesi bekleniyor.
Petrol rezervi neden kritik seviyede?
1973'teki Arap petrol ambargosunun ardından oluşturulan SPR, ABD'nin 90 günlük petrol ihtiyacını karşılayacak kapasitede tasarlanmıştı. Ancak Trump yönetiminin İran'a karşı başlattığı hava saldırıları ve Körfez'deki askeri yığınağı, savaş uçakları ve deniz araçları için büyük miktarda jet yakıtı tüketimine yol açtı. Enerji Bakanlığı'nın verilerine göre rezervdeki mevcut stok, 400 milyon varilin altına düştü ve bu seviye en son 1980'lerin başında, dönemin Başkanı Ronald Reagan'ın görev süresinin ilk yıllarında kaydedilmişti. Uzmanlar, bu hızlı düşüşün ABD'nin beklenmedik bir petrol krizinde savunmasız kalmasına neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ve bölgesel boyut
ABD'nin acil durum rezervlerindeki bu erime, yalnızca Washington için değil, küresel enerji piyasaları için de endişe verici. İran ile ABD arasında tırmanan gerilim, Basra Körfezi'nden geçen petrol tankerlerini tehdit ediyor ve OPEC üretim kesintileriyle birleşince ham petrol fiyatları varil başına 85 doların üzerine çıktı. Avrupa ülkeleri ve Japonya gibi ABD müttefikleri, olası bir arz kesintisinde devreye girebilecek bu rezervin erimesini kaygıyla izliyor. Aynı zamanda Çin ve Rusya, ABD'nin askeri operasyonlarının enerji güvenliğini zayıflattığına dikkat çekerek alternatif petrol anlaşmaları için harekete geçmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal eden bir ülke olarak, ABD-İran gerginliğinin küresel petrol fiyatlarını yukarı çekmesinden doğrudan etkileniyor. Yükselen petrol fiyatları, Türkiye'nin cari açığını artırırken, enflasyon üzerinde de baskı oluşturuyor. Ayrıca ABD'nin stratejik rezervlerinin erimesi, olası bir bölgesel krizde ABD'nin Körfez'e müdahale kapasitesini sınırlayabilir; bu da Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki dengeleri yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir. Türkiye'nin kendi stratejik petrol stoklarını artırması ve alternatif enerji kaynaklarına yönelmesi, bu tür küresel şoklara karşı dayanıklılığını artıracaktır.