ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan mutabakat zaptı sonrasında yaptığı açıklamada, stratejik petrol rezervlerinin Hürmüz Boğazı'nın açılmaması halinde dört hafta içinde tükeneceğini belirtti. Fransa'nın Biarritz kentinde düzenlenen G7 Zirvesi'nde konuşan Trump, 'Rezervlerimiz yaklaşık dört hafta içinde tükeniyor. Biliyorsunuz, bu durum kaosa yol açar' ifadelerini kullandı. Başkan, İran heyetiyle imzalanan mutabakat zaptının bu krizi önlediğini vurgulayarak, bölgesel gerilimin düşürülmesinin küresel enerji piyasaları için hayati önem taşıdığını söyledi.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, 2018 yılında İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) tek taraflı olarak çekilmiş ve Tahran'a yönelik ekonomik yaptırımları yeniden devreye sokmuştu. Buna karşılık İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerine yönelik tehditlerini artırmış, bölgede birkaç kez askeri gerginlik yaşanmıştı. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik su yolu, enerji güvenliği açısından kilit konumda bulunuyor. ABD'nin stratejik petrol rezervleri, yaklaşık 700 milyon varil kapasiteye sahip olup, acil durumlarda 90 günlük arz sağlayacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak Trump'ın açıklaması, mevcut rezervlerin beklenenden daha düşük seviyede olduğuna işaret ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu çıkışı, küresel petrol piyasalarında yeniden tedirginlik yarattı. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda ham petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkabileceğini, bunun da küresel resesyon riskini artıracağını belirtiyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge üreticilerinin, boğaz kapanırsa alternatif güzergahlar bulması gerekecek. Ayrıca, Çin ve Hindistan gibi Asya ekonomilerinin enerji ihtiyacının büyük kısmını bu bölgeden karşılaması, krizin ekonomik etkilerini daha da derinleştirebilir. İran ile varılan mutabakat zaptı, taraflar arasında doğrudan müzakerelerin önünü açarken, Trump yönetiminin yaptırım politikalarında bir yumuşama sinyali olarak da yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal eden bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasına doğrudan bağımlıdır. Boğazın kapanması veya bölgesel bir çatışma, Türkiye'nin enerji maliyetlerini hızla artırabilir ve cari açığı büyütebilir. Ayrıca Türkiye, İran ile doğal gaz ticaretinde de önemli bir ortak konumunda. Trump'ın açıklamaları, Türkiye'nin enerji arz güvenliği için alternatif koridorlar (TANAP, TürkAkım) geliştirme politikasının ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Ankara, Washington ve Tahran arasındaki gerilimde denge politikası izlemek zorunda kalırken, olası bir krizde enerji faturalarının artması ve siyasi baskılarla karşı karşıya kalabilir.