ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile varılan nükleer anlaşmanın 'artık bittiğini' ilan etmesi, küresel piyasalarda satış baskısına yol açarken Latin Amerika varlıkları da bu dalgadan nasibini aldı. Trump'ın açıklaması, Tahran yönetimine yönelik yaptırımların yeniden devreye alınacağı endişelerini artırdı. Bunun sonucunda petrol fiyatları yükselirken, gelişmekte olan piyasalardan çıkışlar hızlandı. Brezilya reali, Meksika pesosu ve Şili pesosu gibi para birimleri dolar karşısında değer kaybetti; borsa endeksleri ise düşüşle kapandı. Uzmanlar, bu gelişmenin gelişmekte olan ülkeler için risk iştahını azalttığını ve enflasyonist baskıları artırabileceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump'ın bu açıklaması, 2018 yılında ABD'nin İran nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekilmesinin ardından geldi. O tarihten bu yana Washington, Tahran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymuş, İran ise anlaşmadaki taahhütlerini kademeli olarak askıya almıştı. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, 'İran anlaşması bitti. Kimse onu diriltemez' ifadelerini kullandı. Bu sözler, Biden yönetiminin anlaşmayı canlandırma çabalarına rağmen İran ile müzakerelerin tıkanmasının ardından geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırmasına tepki gösterirken, Avrupa Birliği arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak Trump'ın bu net tutumu, jeopolitik risklerin arttığına işaret ediyor.
Piyasalardaki satış dalgası, özellikle gelişmekte olan ülkelerin varlıklarını vurdu. Latin Amerika bölgesinde, dış ticarette ve enerji fiyatlarına duyarlılıkla öne çıkan Meksika ve Brezilya, en fazla etkilenen ekonomiler oldu. Petrol fiyatlarındaki artış kısa vadede Venezuela ve Kolombiya gibi petrol ihracatçılarına yarasa da, genel olarak yüksek petrol fiyatları küresel enflasyonu tetikleyerek bölgeyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD faiz oranlarındaki yükseliş beklentileriyle birleşen bu gelişme, sermaye akımlarının yönünü değiştirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın İran anlaşmasını bitirme yönündeki açıklaması, sadece Latin Amerika'yı değil, tüm küresel piyasaları etkiledi. Asya borsalarında da düşüşler yaşanırken, ABD vadeli işlemleri de geriledi. İran'ın jeopolitik bir gerilim odağı olmaya devam etmesi, Orta Doğu'da istikrarsızlığı artırabilir. Körfez ülkeleri ve İsrail, bu durumu yakından izlerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, olası bir krize karşı diplomatik girişimlerini hızlandırdı. Öte yandan, Çin ve Rusya, İran ile ekonomik ve askeri iş birliğini derinleştirerek ABD'nin yaptırımlarını etkisiz kılmaya çalışıyor. Uzmanlar, bu gelişmenin küresel tedarik zincirlerinde bozulmalara ve enerji maliyetlerinde artışa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve enerji ithalatında İran'a bağımlılığı nedeniyle İran anlaşmasındaki gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Trump'ın açıklaması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir ve jeopolitik riskleri yükseltebilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının sıkılaşması, Türkiye'nin İran ile ticaretini zorlaştırabilir. Diğer yandan, Türkiye'nin Rusya ve İran ile yürüttüğü Astana süreci gibi diplomatik girişimler, Orta Doğu'da istikrarın korunması açısından önem kazanıyor. Piyasalardaki dalgalanma, Türkiye'nin kırılgan ekonomisi için ek bir risk oluşturuyor; ancak Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme çabaları bu riski kısmen hafifletebilir.