Brezilya'nın büyük şehirleri, artan şiddet olayları ve organize suçla mücadele kapsamında dev bir gözetim ağı kurma yarışına girdi. Sao Paulo, Rio de Janeiro ve Salvador gibi metropoller, yüz tanıma sistemleri, akıllı kameralar ve plaka okuyuculardan oluşan entegre ağlarla 7/24 izleniyor. Yetkililer, bu teknolojilerin cinayet ve hırsızlık gibi suçları önlemede etkili olduğunu savunurken, sivil toplum örgütleri mahremiyet ihlali ve ayrımcılık riskine dikkat çekiyor.
Arka plan: Suçla mücadelede teknolojik dönüşüm
Brezilya, dünyanın en yüksek cinayet oranlarına sahip ülkelerinden biri. 2022'de 45 binden fazla cinayet kaydedildi. Hükümet, bu sorunun üstesinden gelmek için yapay zeka destekli güvenlik sistemlerine yatırım yapıyor. Rio de Janeiro'da 2010'dan beri kullanılan yüz tanıma sistemi, binlerce kişinin yüzünü aranan suçlularla karşılaştırıyor. Sao Paulo ve Brasilia'da ise akıllı sokak lambaları ve kameralar suç oranlarını düşürmeyi hedefliyor. Ancak bu sistemlerin maliyeti milyarlarca doları buluyor ve bazı teknolojiler yeterince test edilmeden sahaya sürülüyor.
Yerel yönetimler, bu ağların sadece suçluları değil, aynı zamanda trafik ihlallerini de takip ettiğini belirtiyor. Örneğin, Salvador'da plaka okuma sistemi sayesinde 2023'te 2 binden fazla çalıntı araç bulundu. Ancak sistemin sürekli kayıt yapması, masum vatandaşların da izlenmesine yol açıyor. Brezilya'da yüz tanıma teknolojisinin yanlış eşleştirme oranı yüksek; özellikle siyahi vatandaşların hedef alındığına dair raporlar mevcut. 2021'de Rio'da bir siyahi kadın, yüz tanıma hatası nedeniyle polis tarafından saatlerce alıkonuldu. Bu olay, teknolojinin ırkçı önyargıları pekiştirdiği eleştirilerini körükledi.
Küresel ve bölgesel boyut: Gözetim kapitalizmi mi, güvenlik mi?
Brezilya'daki gözetim ağları, dünyada artan gözetim teknolojisi kullanımının bir parçası. Çin, ABD ve Birleşik Krallık gibi ülkeler de benzer sistemleri yıllardır kullanıyor. Ancak Brezilya, Latin Amerika'da en kapsamlı gözetim ağını kuran ülke konumunda. Uzmanlar, bu sistemlerin suçla mücadelede geçici çözümler sunduğunu, ancak yoksulluk ve eşitsizlik gibi temel sorunları çözmediğini vurguluyor. Ayrıca, toplanan verilerin kötüye kullanımı ve karanlık ağ üzerinden satılması gibi riskler bulunuyor.
Brezilya Anayasa Mahkemesi, 2022'de yüz tanıma sistemlerinin kullanımını düzenleyen bir karar aldı: Belirli suçların önlenmesi dışında kullanılamayacağına hükmetti. Ancak uygulamada bu kuralın ihlal edildiğine dair raporlar var. Sivil toplum kuruluşları, teknolojinin yaygınlaşmasının demokrasiye zarar vereceği uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler de Brezilya hükümetine, insan hakları standartlarına uygun gözetim politikaları geliştirmesi çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki gözetim ağları, Türkiye'de son yıllarda giderek yaygınlaşan güvenlik teknolojileri açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde MOBESE ve yüz tanıma sistemleri kullanılıyor; suç oranlarını düşürme konusunda başarılı sonuçlar alınıyor. Ancak Brezilya deneyimi, bu tür sistemlerin veri güvenliği ve ayrımcılık gibi riskleri beraberinde getirdiğini gösteriyor. Türkiye'nin, hem güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan hem de temel hak ve özgürlükleri koruyan bir denge kurması gerekiyor. Ayrıca, Brezilya'daki ırk temelli ayrımcılık tartışmaları, Türkiye'deki etnik ve dini azınlıkların olası mağduriyetlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin kendi ulusal yapay zeka ve veri koruma yasalarını Brezilya'daki gibi uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmesi stratejik bir öneme sahip.