ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer anlaşmaya yeniden katılma konusunda kararsız olduğunu belirterek, bu konudaki nihai kararını pazar gününe kadar vereceğini açıkladı. Axios'a özel bir röportaj veren Trump, gün içinde müzakerecileriyle bir araya geleceğini ve İran'ın son teklifini değerlendireceğini ifade etti. Trump, anlaşmaya dönme olasılığını 'yüzde 50/50' olarak tanımlarken, kararın pazar günü açıklanacağını söyledi.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın bu açıklaması, ABD'nin İran ile nükleer müzakerelerde kritik bir dönemeçte olduğunu gösteriyor. 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA), Obama döneminde İran'ın nükleer programını sınırlandırmak karşılığında yaptırımların kaldırılmasını öngörüyordu. Trump, 2018'de anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlamıştı.
İran'ın son teklifinin içeriği hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurma ve uluslararası denetimlere izin verme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını istediği biliniyor. Trump, görüşmelerin ilerlediğini ancak henüz bir mutabakata varılmadığını belirtti.
Uzmanlar, Trump'ın bu açıklamasını seçim öncesi bir manevra olarak da yorumluyor. Başkan, İran konusunda sert bir duruş sergilemesiyle bilinirken, anlaşmaya dönme sinyali vermesi muhafazakar seçmenler arasında tepkiye yol açabilir. Öte yandan, ekonomik sıkıntılar ve uluslararası baskı, Trump'ı anlaşmaya yönlendiren faktörler arasında sayılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran anlaşmasının yeniden canlanması, Ortadoğu'da geniş yankı uyandıracaktır. Anlaşmanın sağlanması halinde, İran'ın nükleer programı üzerindeki uluslararası baskı hafifleyebilir ve bölgedeki gerginlik azalabilir. Suudi Arabistan ve İsrail gibi İran'ın nükleer programından endişe duyan ülkeler, anlaşmaya karşı çıkarken, Avrupa Birliği ve Rusya anlaşmanın geri dönüşünü desteklediklerini belirtmişti.
İran'ın nükleer faaliyetleri, son yıllarda uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a çıkarmasıyla uluslararası toplumun endişesini artırmıştı. Trump'ın kararı, sadece ABD-İran ilişkilerini değil, aynı zamanda Körfez ülkeleri, İsrail ve Avrupa ülkeleriyle olan dengeleri de etkileyecek. Anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesi, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve küresel petrol piyasalarında istikrarı beraberinde getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bu anlaşmadan doğrudan etkileniyor. Anlaşmanın yeniden canlanması, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması anlamına gelir ki bu, Türkiye'nin enerji ticareti ve ekonomik ilişkileri açısından olumlu bir gelişme olabilir. Ayrıca, İran’ın uluslararası sisteme entegrasyonu bölgesel istikrara katkıda bulunabilir. Bununla birlikte, anlaşmaya karşı çıkan İsrail ve Suudi Arabistan’ın tepkileri ve bölgedeki güç dengelerindeki olası değişimler, Türk dış politikası açısından dikkatle izlenmelidir.