ABD'de Trump yönetiminin binlerce Haitili ve Suriyeli işçinin geçici koruma statüsünü (TPS) iptal etme planı, ülkenin zaten kırılgan olan bakım sektöründe ciddi bir işgücü krizine yol açabilir. Uzmanlar, bu adımın özellikle hemşire, yardımcı sağlık personeli ve evde bakım çalışanı gibi kritik pozisyonlardaki açığı derinleştireceği uyarısında bulunuyor. TPS kapsamındaki işçiler, ABD sağlık sisteminin belkemiğini oluşturan düşük ücretli ancak hayati öneme sahip rollerde yoğunlaşmış durumda. Kararın uygulanması halinde, halihazırda yeterli sayıda bakıcı bulmakta zorlanan birçok eyalet ve sağlık kurumu daha da büyük bir personel sıkıntısıyla karşı karşıya kalacak.
TPS'nin iptali ve sektöre etkisi
Geçici Koruma Statüsü (TPS), ülkelerinde savaş, doğal afet veya olağanüstü durumlar yaşayan bireylere ABD'de geçici olarak kalma ve çalışma izni veren bir program. Trump yönetimi, bu statüyü Haiti ve Suriye kökenli yüz binlerce kişi için sonlandırmayı planlıyor. Beyaz Saray, programın suistimal edildiğini ve geçici olduğunu savunurken, eleştirmenler bu hamlenin on binlerce çalışanı yasa dışı statüye iteceğini belirtiyor.
TPS'li işçilerin büyük bir kısmı sağlık sektöründe, özellikle de yaşlı bakımı, engelli bakımı ve evde sağlık hizmetleri gibi alanlarda istihdam ediliyor. Araştırmalar, Haitili TPS sahiplerinin %20'sinden fazlasının sağlık alanında çalıştığını gösteriyor. Bu işçilerin çoğu, yıllardır ABD'de yaşamakta ve ülkenin sosyal güvenlik sistemine katkıda bulunmaktadır. Ancak korumanın kaldırılması, onları aniden sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya bırakacak.
Uzmanlara göre, bu durum özellikle kırsal bölgelerde ve düşük gelirli topluluklarda sağlık hizmetlerine erişimi daha da zorlaştıracak. Zaten COVID-19 pandemisi sonrası artan bakım talebiyle başa çıkmaya çalışan sektör, mevcut işgücü açığını kapatmakta zorlanıyor. Amerikan Hemşireler Birliği verilerine göre, ülkede önümüzdeki beş yıl içinde 200 binden fazla hemşire açığı oluşması bekleniyor. TPS'nin iptali, bu açığı daha da büyütecek.
Küresel bakım krizi ve ABD'nin rolü
ABD'deki bu gelişme, küresel çapta yaşlanan nüfus ve artan bakım ihtiyacı bağlamında değerlendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2030 yılına kadar dünya genelinde 40 milyon yeni sağlık çalışanına ihtiyaç duyulacağını tahmin ediyor. Göçmen işçiler, bu açığın kapatılmasında kilit rol oynuyor. Ancak Trump yönetiminin sıkı göçmenlik politikaları, bu iş gücü akışını sekteye uğratma riski taşıyor.
Bakım sektöründe çalışan göçmenler, genellikle düşük ücretler ve zorlu çalışma koşullarıyla karşı karşıya. TPS'nin kaldırılması, bu çalışanların daha da kırılgan hale gelmesine yol açacak. Aynı zamanda, ABD ekonomisi için de önemli bir verimlilik kaybı anlamına gelebilir. İşverenler, bakım personeli bulmakta zorlandıkça, hastaneler ve bakım evleri kapasite kısıtlamasına gidebilir veya hizmet kalitesini düşürmek zorunda kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yle ilgili olmasa da küresel göç ve iş gücü politikaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, Suriyeli mültecilere ev sahipliği yaparken, benzer geçici koruma statüleri uyguluyor. ABD'nin TPS iptali, Türkiye'nin de zaman zaman gündemine gelen geçici koruma rejimlerinin sürdürülebilirliği tartışmalarına ışık tutuyor. Ayrıca, bakım ekonomisi giderek küresel bir mesele haline gelirken, Türkiye'nin artan yaşlı nüfusu ve sağlık sektöründeki iş gücü talebi, benzer krizlerle karşılaşma potansiyelini barındırıyor. Bu nedenle, ABD'deki gelişmeler Türkiye'nin göç ve sağlık politikaları açısından dersler çıkarılması gereken bir vaka olarak değerlendirilebilir.