İran yönetimi, geçici dini lider Ayetullah Ali Hamenei’nin Meşhed kentinde düzenlenmesi planlanan cenaze töreninin gecikmeli başlayacağını duyurdu. Yetkililer, törenin birkaç saat sonra başlayacağını belirtirken, resmi bir gerekçe sunmadı. Bu açıklama, ABD ile İran arasında karşılıklı hava saldırılarının yaşandığı bir döneme denk geldi. ABD merkezli kaynaklar, İran’ın askeri tesislerine yönelik operasyonlar düzenlendiğini doğrularken, Tahran yönetimi de ABD üslerine misilleme yaptığını açıkladı. Gelişmeler, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana en ciddi krizlerden birine işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ayetullah Ali Hamenei, daha önce geçici olarak üstlendiği liderlik görevini sürdürürken, 85 yaşında hayatını kaybetti. Ölüm nedeni resmi olarak açıklanmazken, uzun süredir sağlık sorunları yaşadığı biliniyordu. Cenaze töreninin Meşhed’deki İmam Rıza Türbesi’nde yapılması planlanmıştı. Ancak son dakikada yaşanan gecikme, güvenlik endişeleri veya siyasi hesaplarla ilişkilendiriliyor. İran’da dini liderlerin cenaze törenleri genellikle büyük kalabalıklar eşliğinde yapılırken, bu kez ertelenme kararı dikkat çekti.
ABD ile İran arasındaki son saldırılar, İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkanmasının ardından geldi. Washington, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırmasına misilleme olarak hava saldırıları düzenledi. İran ise bu saldırılara, Irak’taki ABD askeri varlığına yönelik füze atışlarıyla karşılık verdi. Her iki taraf da kayıplarını doğrulamazken, bölgedeki askeri varlıklarını artırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamenei’nin ölümü ve ardındaki cenaze gecikmesi, İran iç siyasetinde istikrar arayışını tetikledi. Geçici liderlik için Muhafızlar Konseyi acil toplantıya çağrılırken, yerel kaynaklar olası adaylar arasında eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin de olduğunu öne sürüyor. Ancak bu süreç, ABD ile yaşanan askeri gerilimin gölgesinde ilerliyor.
Suudi Arabistan ve BAE, İran’daki istikrarsızlığın Körfez güvenliğini tehdit edebileceği endişesiyle gelişmeleri yakından izliyor. Çin ve Rusya ise İran’a müzakerelerde ılımlı olması yönünde çağrıda bulunurken, BM Güvenlik Konseyi’nin konuya ilişkin bir karar alması bekleniyor. İran’ın nükleer programı, bölgedeki en önemli kriz başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile derinlemesine ticari ve enerji ilişkisine sahip. İran’da istikrarın bozulması, doğal gaz ve petrol akışını etkileyebilir. Ayrıca, İran’dan Irak ve Suriye üzerinden gelen terör hareketliliği, Türkiye’nin güneydoğu sınırlarını güvenlik riski altında bırakabilir. ABD-İran gerilimi, Türkiye’nin terörle mücadele operasyonlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, hem diplomatik kanalları açık tutmalı hem de olası sığınmacı akınlarına karşı hazırlıklı olmalıdır.