Donald Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu gümrük vergileri, ABD’nin tarım kalbi olarak bilinen Orta Batı bölgesinde derin bir krize yol açıyor. Uzmanlara göre, ABD dünyanın en büyük tarım ürünleri ihracatçısı unvanını kaybetmenin eşiğinde. Çin, Meksika ve Kanada gibi büyük alıcıların misilleme tarifeleriyle karşı karşıya kalan Amerikalı çiftçiler, ürünlerini satmakta zorlanıyor. Bu durum, özellikle soya fasulyesi, mısır ve buğday üreticilerini olumsuz etkiliyor. Iowa, Illinois ve Nebraska gibi eyaletlerde çiftlik iflasları artarken, kırsal ekonomiler ciddi bir daralma yaşıyor. Tarım sektörü, ABD ekonomisinin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmasına rağmen, istihdam ve kırsal kalkınma açısından taşıdığı stratejik önem nedeniyle bu gelişme büyük yankı uyandırıyor.
Tarım Savaşının Arka Planı: Misilleme ve Kayıplar
Trump’ın 2018’de başlattığı ticaret savaşları, başta Çin olmak üzere birçok ülkenin ABD tarım ürünlerine misilleme tarifeleri uygulamasına yol açtı. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2018-2019 döneminde ABD’nin tarım ihracatı yaklaşık 27 milyar dolar azaldı. Çin, ABD soya fasulyesi ithalatını neredeyse durma noktasına getirirken, Brezilya gibi rakipler bu boşluğu doldurarak pazar paylarını artırdı. ABD hükümeti, çiftçilere toplamda 28 milyar doları aşan acil yardım paketleri açıklası da bu yardımların uzun vadede sürdürülebilir olmadığı belirtiliyor. Çiftçiler, artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları nedeniyle borç batağına sürükleniyor. Ayrıca, Çin’in Brezilya ve Arjantin’den yaptığı soya alımlarını artırması, ABD’nin Asya pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor.
Tarım sektörü temsilcileri, mevcut gümrük vergisi politikalarının ABD’yi “güvenilmez tedarikçi” konumuna düşürdüğünü savunuyor. Uzun vadeli ticaret anlaşmalarının ihlal edilmesi, alıcıların alternatif kaynaklara yönelmesine neden oluyor. Özellikle Asya ve Latin Amerika pazarlarında ABD’nin pazar payı hızla eriyor. Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonu’na göre, 2020’den bu yana 8 binden fazla çiftlik iflas başvurusunda bulundu. Bu durum, kırsal alanlardaki işsizlik oranlarını artırırken, tarıma dayalı küçük kasabaların ekonomik çöküşünü hızlandırıyor.
Küresel Boyut: Ticaret Savaşlarının Yeni Aşaması
ABD’nin tarım ihracatındaki gerileme, küresel ticaret dengelerini yeniden şekillendiriyor. Brezilya, Rusya, Ukrayna ve Avustralya gibi ülkeler, ABD’nin boşalttığı alanları doldurarak tarım ihracatlarını rekor seviyelere taşıdı. Brezilya, 2023 yılında soya fasulyesi ihracatında ABD’yi geride bırakarak dünya lideri oldu. Aynı şekilde, Rusya ve Ukrayna buğday ihracatında ABD’nin önüne geçti. ABD’nin tarım ürünleri ihracatı 2022’de 196 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bu rakamın 2024’te 170 milyar doların altına düşmesi bekleniyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO), artan korumacılığın küresel ekonomik büyümeyi tehdit ettiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Ticaret savaşlarının bir diğer boyutu da teknoloji ve inovasyon alanında yaşanıyor. ABD’li tarım teknolojisi şirketleri, yabancı pazarlara erişimde zorluk çekerken, Çin ve ABD arasındaki gerilim tarımsal Ar-Ge yatırımlarını da olumsuz etkiliyor. Öte yandan, ABD’nin iç pazarında tarım ürünleri fiyatları yükseliyor, bu da enflasyonist baskıları artırıyor. Enerji maliyetlerindeki artışla birleşen bu durum, Amerikalı tüketicilerin gıda harcamalarını yukarı çekiyor. Kısacası, Trump’ın “Amerika Birinci” politikası, tarım sektöründe beklenenin aksine Amerikalı çiftçilere zarar veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin tarım ihracatındaki gerileme, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, özellikle Orta Doğu ve Avrasya pazarlarında ABD’nin boşalttığı alanlara girebilir. Nitekim son yıllarda Türk tarım ürünleri ihracatı, Rusya ve Ukrayna’daki savaşın da etkisiyle artış gösterdi. Ancak, küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi, Türkiye’nin de dolaylı olarak etkilenmesine yol açabilir. Özellikle ABD ve Çin arasındaki gerilim, tedarik zincirlerini bozarak Türkiye’nin ara malı ve hammadde tedarikinde aksamalara neden olabilir. Türkiye, bu süreçte tarımda verimliliği artırarak ve yeni pazarlara açılarak avantaj elde edebilir. Bölgesel olarak, ABD’nin Ortadoğu’daki tarım ürünleri talebindeki azalma, Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar yaratabilir.