ABD Başkanı Donald Trump, Çin'den ithal edilen ürünlere yönelik yeni gümrük vergileri getireceğini duyurarak iki ülke arasındaki ticaret savaşında yeni bir cephe açtı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Çin'in haksız ticaret uygulamalarına karşılık olarak 200 milyar dolarlık Çin malına yüzde 10 oranında ek vergi uygulanacağı belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, uzun süredir Çin'in fikri mülkiyet hırsızlığı ve teknoloji transferi zorlamaları nedeniyle misilleme yapılması gerektiğini savunuyordu. Son olarak geçen hafta yapılan görüşmelerden somut bir sonuç çıkmamış, taraflar birbirlerini suçlamaya başlamıştı. Yeni tarifelerin önümüzdeki haftadan itibaren yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Çin ise daha önce yaptığı açıklamalarda, ABD'nin her türlü ticari kısıtlamasına aynı şekilde karşılık vereceğini duyurmuştu. Pekin yönetimi, özellikle Amerikan tarım ürünlerine yönelik misilleme tarifeleri uygulayabileceği sinyalini vermişti. Bu durum, ABD'li çiftçilerin seçim öncesinde endişelenmesine yol açıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı, dünya ekonomisinin iki büyük gücü arasındaki gerilimi tırmandırıyor. Uzmanlar, bu adımın küresel tedarik zincirlerini bozabileceği ve dünya ticaret hacmini daraltabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Asya'daki gelişmekte olan ülkeler, Çin üzerinden yürüttükleri ihracatta ciddi kayıplar yaşayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-Çin ticaret savaşında doğrudan taraf olmasa da, küresel ticaretteki daralma Türk ihracatını da etkileyebilir. Çin'e yapılan ihracatımız sınırlı olmakla birlikte, ABD pazarında Çin mallarının yerini alabilecek fırsatlar doğabilir. Ancak küresel ekonomik yavaşlama, Türkiye'nin büyüme hedeflerini zorlaştırabilir. Bu nedenle Türkiye, ticaret savaşının üçüncü ülkelere etkilerini yakından izlemeli ve alternatif pazarlara yönelmelidir.