Yemen'deki İran destekli Husiler, Pazartesi günü Suudi Arabistan'a balistik füzeler fırlatarak iki ülke arasındaki dört yıllık fiili ateşkesi bozdu. Husiler, Suudi Arabistan'ı kontrol ettikleri bir havalimanını bombalamakla suçladı. Suudi Arabistan ise füzelerin terörist milisler tarafından atıldığını ve etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Saldırı, Yemen'de yıllardır süren savaşta önemli bir tırmanışa işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı: Ateşkesin sonu
Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ve diğer şehirleri hedef alan bir dizi balistik füze ve insansız hava aracı fırlattı. Suudi hava savunma sistemleri, füzelerin çoğunu imha ettiğini açıkladı. Ancak saldırı, siviller arasında korku ve endişeye yol açtı. Husilerin askeri sözcüsü, operasyonun Suudi Arabistan'ın Yemen'deki saldırganlığına bir yanıt olduğunu belirtti. Suudi Arabistan ise Husileri ateşkesi ihlal etmekle suçladı ve misilleme yapma hakkını saklı tuttu.
Çatışma, 2014 yılında Husilerin Yemen'in başkenti Sanaa'yı ele geçirmesiyle başladı. 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, devrik hükümeti desteklemek için müdahalede bulundu. Son yıllarda ateşkes girişimleri olsa da, taraflar arasındaki güvensizlik derin. Bu saldırı, barış sürecine darbe vurdu.
Bölgesel ve küresel boyut: İran-Suudi rekabeti alevleniyor
Husilerin eylemleri, İran'ın bölgede nüfuzunu artırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. İran'ın Husilere askeri ve mali destek sağladığı biliniyor. Suudi Arabistan ise ABD ve diğer Batılı ülkelerden destek alıyor. Bu gerilim, Ortadoğu'da İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşlarını derinleştiriyor. Ayrıca, Yemen'deki insani krizin daha da kötüleşmesine yol açıyor. Birleşmiş Milletler, çatışmanın siviller üzerinde yıkıcı etkileri olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki bu tırmanış, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da bölgesel istikrarsızlığı artırması açısından önemli. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerinde son dönemde normalleşme adımları atarken, İran ile de dengeli bir politika izliyor. Husilerin saldırıları, Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarını etkileyebilir; bu da Türkiye'nin ticaretine yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Yemenli muhalif grupların pozisyonu da bu gelişmelerden etkilenebilir. Ankara, barışçıl çözüm çağrılarını sürdürüyor ancak taraflar arasındaki derin ayrışma endişe verici.