Eski ABD Başkanı Donald Trump ve kongredeki müttefikleri, 2019 ve 2021 yıllarında kendisi hakkında alınan iki azil kararını sembolik olarak geçersiz kılacak bir karar taslağı üzerinde çalışıyor. Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, bu girişim Trump'ın seçim kampanyasında vaat ettiği 'hukuki hesaplaşma'nın bir parçası olarak görülüyor. Kararın, Temsilciler Meclisi'nde kabul edilmesi durumunda, Trump azil sürecinde 'haksız yere hedef alındığı' yönündeki iddiasını fiilen meşrulaştırmış olacak. Ancak bu adımın hukuki bir bağlayıcılığı bulunmuyor; daha çok siyasi bir sembol olarak değerlendiriliyor.
Azil sürecinin arka planı
Trump, başkanlığı sırasında iki kez azil istemiyle karşı karşıya kaldı. İlk azil süreci 2019 yılında, Trump'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'den rakibi Joe Biden hakkında soruşturma başlatmasını istemesi üzerine başlatılmıştı. Trump'ın bu talebi, ABD'nin Ukrayna'ya askeri yardımını geciktirerek bir tür şantaj yaptığı iddiasına yol açtı. Temsilciler Meclisi, Trump'ı yetkiyi kötüye kullanma ve Kongre'yi engelleme suçlamalarıyla azletti. Ancak Senato, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olması nedeniyle Trump'ı beraat ettirdi.
İkinci azil süreci ise 2021 yılında, 6 Ocak'ta Kongre binasına yapılan baskının ardından geldi. Trump, destekçilerini 'canla başla mücadele etmeye' çağıran bir konuşma yapmış ve ardından kalabalık Kongre'ye yürümüştü. Bu olayda beş kişi hayatını kaybetmişti. Temsilciler Meclisi, Trump'ı 'ayaklanmaya teşvik' suçlamasıyla azletti. Senato'da yapılan oylamada 57'ye 43 oyla suçlu bulunmasına rağmen, anayasal çoğunluk (üçte iki) sağlanamadığı için beraat etti.
Planın ayrıntıları ve olası etkileri
WSJ'nin haberine göre, Trump ve müttefikleri, azil kararlarını 'hukuka aykırı' ilan eden bir karar tasarısı hazırlıyor. Bu karar, Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk oyuyla kabul edilebilir, ancak Senato'dan geçmesi daha zor görünüyor. Yine de, bu girişim Trump'ın siyasi tabanına verdiği bir mesaj olarak yorumlanıyor: 'Azil süreci adil değildi ve şimdi bunu düzelteceğiz.'
Uzmanlar, bu kararın sembolik olmaktan öteye geçmeyeceğini belirtiyor. Zira ABD Anayasası'na göre, bir başkanın azil kararları ancak yargı yoluyla iptal edilebilir, Kongre'nin tek taraflı kararıyla geçersiz sayılamaz. Ancak siyasi olarak, Trump'ın 2024 seçimleri öncesinde elini güçlendirebileceği düşünülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın azil kararlarını geçersiz kılma girişimi, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın ne denli derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Cumhuriyetçi taban, Trump'ın 'haksız yere hedef alındığı' düşüncesini benimserken, Demokratlar bu girişimi 'hukukun üstünlüğüne bir saldırı' olarak nitelendiriyor. Bu durum, ABD'nin iç siyasetindeki kırılganlığın uluslararası alandaki yansımalarını da beraberinde getiriyor.
Özellikle ABD'nin demokratik kurumlarına olan güvenin sorgulandığı bir dönemde, böyle bir adımın müttefikler nezdinde nasıl karşılanacağı merak konusu. Avrupa Birliği ve NATO gibi Batı ittifakları, ABD'nin hukuk devleti ilkelerine bağlılığını test eden bu tür hamleleri endişeyle izliyor. Ayrıca, Çin ve Rusya gibi rakip ülkeler, ABD'nin iç siyasi çalkantılarını kendi lehlerine kullanma fırsatı bulabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın azil kararlarını geçersiz kılma girişimi, Türkiye-ABD ilişkileri açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, Washington'un iç siyasi istikrarına dair sinyaller vermesi bakımından önemlidir. ABD'deki siyasi kutuplaşma, Türkiye'yi ilgilendiren konularda (örneğin F-35, S-400 veya Suriye politikası) karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Ayrıca, Trump'ın yeniden başkan seçilmesi durumunda, Türkiye'ye yönelik politikalarında daha öngörülemez bir tutum sergileyebileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle, Türk dış politika yapıcılarının Washington'daki gelişmeleri yakından takip etmesi gerekiyor.