ABD yönetimi, eski Başkan Donald Trump döneminde uygulamaya konulan yüzde 10'luk küresel gümrük vergisinin süresinin dolmasına saatler kala yeni bir tarife paketini devreye sokmaya hazırlanıyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, korumacı ticaret politikalarının devam edeceği sinyali verilirken, yeni vergilerin özellikle Çin ve diğer büyük ticaret ortaklarına yönelik olabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu hamlenin küresel tedarik zincirlerinde yeni bir dalgalanma yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın 2018'de başlattığı ticaret savaşlarının bir parçası olan yüzde 10'luk küresel gümrük vergisi, geniş bir ürün yelpazesini kapsıyordu. Ancak bu verginin süresi 1 Ocak 2024 itibarıyla sona eriyor. Biden yönetimi, bu boşluğu doldurmak için yeni bir tarife rejimi üzerinde çalışıyor. Kaynaklara göre, yeni vergiler özellikle stratejik sektörlerdeki ithalatı hedef alacak ve çevre dostu teknolojilere teşvik içerebilir.
Konuya yakın kaynaklar, yeni tarifelerin demir-çelik, alüminyum ve elektrikli araç bataryaları gibi alanlarda yoğunlaşacağını ifade ediyor. Ayrıca, ABD Ticaret Temsilciliği'nin Çin'e yönelik ek gümrük vergileri için de hazırlık yaptığı belirtiliyor. Bu gelişme, küresel ticaretin yeniden şekillendiği bir dönemde yaşanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yeni tarifelerin sadece ABD-Çin ticaretini değil, Avrupa Birliği ve diğer Asya ülkelerini de etkilemesi bekleniyor. Uzmanlar, ABD'nin korumacı politikalarının küresel ticaret hacmini daraltabileceğini ve enflasyonist baskıları artırabileceğini belirtiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, bu durumdan en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer alıyor.
Öte yandan, ABD'nin bu hamlesi, Çin'in kendi ticaret bloklarını güçlendirme çabalarını hızlandırabilir. Çin, son yıllarda RCEP (Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık) anlaşmasıyla Asya-Pasifik'te ticaret entegrasyonunu artırmıştı. ABD'nin yeni tarifeleri, bu alternatif ticaret ağlarının daha da önem kazanmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin yeni gümrük vergileri, Türkiye'nin ihracatını doğrudan etkilemese de dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, ABD ile ticarette özellikle çelik ve tekstil gibi sektörlerde rekabet avantajına sahip. Ancak küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi, Türkiye'nin ihracat pazarlarında daralmaya neden olabilir. Ayrıca, ABD-Çin rekabetinin Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırım çekme potansiyelini etkilemesi olası. Türkiye, bu dönemde ticaret rotalarını çeşitlendirerek ve AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi adımlarla riskleri yönetmeye çalışmalıdır.