Rusya, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın her iki tarafının da enerji altyapısına saldırmama konusunda anlaştığını iddia etmesinden saatler sonra Ukrayna'nın çeşitli bölgelerindeki elektrik santrallerine geniş çaplı saldırı düzenledi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülke semalarının Rus insansız hava araçlarıyla dolduğunu belirterek, Moskova'nın henüz teyit etmediği ateşkes iddiasının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Yetkililer, saldırılarda en az altı kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Savaşın 1.692. gününde yaşanan bu gelişme, diplomatik çabaların sahada karşılık bulmadığını gözler önüne serdi.
Ateşkes İddiası ve Sahadaki Gerçekler
Donald Trump, kısa süre önce yaptığı açıklamada Rusya ve Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşmaya vardığını öne sürmüştü. Ancak bu iddia ne Kremlin tarafından doğrulandı ne de sahada herhangi bir yansıması görüldü. Aksine, Trump'ın açıklamasının hemen ardından Rus kuvvetleri, Ukrayna'nın farklı bölgelerindeki termik santralleri ve elektrik dağıtım merkezlerini hedef aldı. Zelenskiy, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Ukrayna semaları Rus dronlarıyla dolu. Bu, ateşkes iddialarının ne kadar ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca onlarca İHA'nın imha edildiğini, ancak bazılarının enerji tesislerine isabet ettiğini duyurdu. Saldırılar sonucu bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandı.
Moskova'dan yapılan açıklamada ise henüz resmi bir teyit gelmedi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, konuyla ilgili soruları yanıtsız bırakırken, Rusya Savunma Bakanlığı günlük brifinginde enerji altyapısına yönelik bir operasyondan söz etmedi. Batılı diplomatik kaynaklar, Trump'ın açıklamasının aceleye getirilmiş olabileceğini ve taraflar arasında henüz somut bir mutabakat sağlanmadığını belirtiyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, "Barış istiyorsak, önce gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Rusya'nın niyeti saldırılarını sürdürmek" dedi.
Savaşın Gidişatı ve Enerji Altyapısı Hücumları
Rusya'nın Ukrayna enerji altyapısına yönelik sistematik saldırıları, geçtiğimiz kış aylarında da ülke genelinde büyük çaplı kesintilere yol açmıştı. Bu son saldırılar, savaşın seyrinde enerji tesislerinin stratejik hedef olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ukrayna Enerji Bakanı German Galushchenko, saldırıların ardından yaptığı açıklamada, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve onarım ekiplerinin seferber edildiğini söyledi. Analistler, Rusya'nın enerji altyapısını vurarak Ukrayna'nın direncini kırmayı ve batı bölgelerinde yaşam koşullarını zorlaştırmayı amaçladığını değerlendiriyor. Öte yandan, Ukrayna'nın da Rus enerji tesislerine yönelik insansız hava aracı saldırıları düzenlediği biliniyor; ancak bu saldırıların ölçeği son dönemde artmış durumda.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçtiğimiz hafta, Zaporijya Nükleer Santrali çevresindeki güvenlik durumuna ilişkin endişelerini yinelemişti. Son saldırıların bu bölgeyi doğrudan etkileyip etkilemediği henüz netlik kazanmadı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz'e kıyıdaş bir ülke olarak Ukrayna'daki enerji altyapısı saldırılarından doğrudan etkilenebilecek konumda. Olası bir enerji krizi, bölgesel istikrarı sarsarken Türkiye'nin arabuluculuk rolünü de zorlaştırabilir. Ankara, hem Rusya hem Ukrayna ile sürdürdüğü dengeli ilişkiler çerçevesinde ateşkes çağrılarını yineliyor. Ancak Trump'ın doğrulanmamış açıklaması, diplomatik girişimlerin inandırıcılığına gölge düşürebilir. Türkiye, tahıl koridoru anlaşmasındaki deneyimiyle enerji arz güvenliği konusunda da yeni bir arabuluculuk mekanizması önerebilir. Ayrıca, savaşın uzaması Türkiye'nin enerji ithalatında çeşitlendirme ihtiyacını artırırken, savunma sanayii iş birliklerini de etkiliyor.