Avrupa Birliği Göç Komiseri Magnus Brunner, Brüksel Havalimanı'nda yeni devreye giren Giriş/Çıkış Sistemi (EES) nedeniyle oluşan uzun kuyrukların Noel'e kadar giderilmesi çağrısında bulundu. Brunner, üye ülkelerin bu sisteme hazırlanmak için yeterli zamana sahip olduğunu belirterek, "Bunun çalışması gerekiyor" dedi. Açıklama, Avrupa'da seyahat edenlerin yaşadığı sıkıntıların arttığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı: EES Nedir ve Neden Kuyruklar Oluştu?
Giriş/Çıkış Sistemi (Entry/Exit System - EES), Avrupa Birliği'ne kısa süreli seyahat eden üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarında biyometrik verilerinin (parmak izi ve yüz görüntüsü) kaydedildiği yeni bir elektronik sistem. Geleneksel pasaport damgasının yerini alan bu sistem, AB'nin dış sınırlarında güvenliği artırmayı ve düzensiz göçü daha etkin yönetmeyi amaçlıyor.
Sistemin 2024 sonbaharında kademeli olarak devreye alınması planlanmıştı; ancak bazı havalimanlarında teknik altyapı eksiklikleri ve personel eğitimi konusundaki gecikmeler nedeniyle uygulamada sorunlar yaşandı. Brüksel Havalimanı da bu sorunların görüldüğü noktalardan biri oldu. Yolcular, özellikle yoğun saatlerde uzun kuyruklar oluştuğunu ve bekleme sürelerinin saatleri bulduğunu bildiriyor.
Brunner'in açıklaması, AB Komisyonu'nun üye ülkelerin yeterli hazırlık yapmadığı yönündeki eleştirisini yansıtıyor. Komiser, "Üye ülkelerin kendilerini hazırlamak için yeterli zamanı vardı" diyerek sorumluluğu büyük ölçüde ulusal yönetimlere yükledi. AB düzeyinde sistemin tasarımı ve koordinasyonu sağlanmış olsa da, havalimanlarındaki operasyonel uygulama üye ülkelerin yetkisinde bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Schengen'in Geleceği ve Seyahat Özgürlüğü
EES, Schengen Bölgesi'nin dış sınırlarının güçlendirilmesi stratejisinin bir parçası. Sistem, 2025 yılında tam olarak uygulanmaya başladığında, AB'ye giriş yapan her üçüncü ülke vatandaşının biyometrik kaydı alınacak. Bu, hem güvenlik hem de göç yönetimi açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak sistemin getirdiği ek işlem süreleri, özellikle turizm ve iş seyahatleri açısından endişe yaratıyor.
Brüksel Havalimanı, Avrupa'nın en yoğun havalimanlarından biri ve özellikle Afrika ve Orta Doğu'dan gelen yolcular için önemli bir aktarma noktası. Kuyrukların uzaması, sadece AB vatandaşlarını değil, üçüncü ülke vatandaşlarını da olumsuz etkiliyor. Noel dönemi yaklaşırken, havalimanlarında yoğunluğun daha da artması bekleniyor. Bu nedenle Brunner'in çağrısı, acil bir operasyonel düzeltme talebi olarak yorumlanıyor.
AB Komisyonu, üye ülkelere teknik destek sağlamaya hazır olduğunu belirtirken, sistemin sorunsuz işlemesi için havalimanlarının ek personel alımı yapması ve altyapılarını güçlendirmesi gerekiyor. Aksi halde, EES'in avantajlarından çok dezavantajları konuşulabilir ve Schengen Bölgesi'nde seyahat özgürlüğü ilkesi zarar görebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile vize serbestisi diyaloğu yürüten ve Schengen vizesi başvurularında ciddi sıkıntılar yaşayan bir ülke. EES'in getirdiği ek prosedürler, Türk vatandaşlarının AB'ye seyahatlerini daha da zorlaştırabilir. Özellikle iş insanları, öğrenciler ve aile ziyareti yapanlar için havalimanlarındaki uzun kuyruklar ve biyometrik kayıt işlemleri, seyahat maliyetlerini ve süresini artıracak. Türkiye'nin AB ile vize kolaylaştırma müzakerelerinde bu tür operasyonel sorunları gündeme getirmesi ve vatandaşlarının mağduriyetini azaltacak düzenlemeler talep etmesi beklenebilir. Ayrıca, sistemin sorunsuz işlememesi, AB'nin göç yönetimi konusundaki etkinliğine dair soru işaretleri yaratabilir ve Türkiye'nin sınır güvenliği işbirliğindeki rolünü yeniden gündeme getirebilir.