ABD, Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminde uluslararası alanda giderek artan bir güven bunalımıyla karşı karşıya. Pew Araştırma Merkezi'nin 2026 yılında yayımladığı kapsamlı ankete göre, dünya genelinde ABD'ye duyulan güven, Trump’ın ilk dönemindeki seviyelerin de altına düştü. Ankete katılan 24 ülkenin vatandaşları, ABD'nin küresel bir ortak olarak güvenilirliğini sorgularken, Trump’ın liderliğine yönelik olumlu görüşler de tarihin en düşük noktalarına geriledi.
Anketin Çarpıcı Sonuçları
Pew Araştırma Merkezi'nin 2026 yılının ilk yarısında gerçekleştirdiği anket, ABD'nin küresel imajındaki erozyonu rakamlarla gözler önüne seriyor. Katılımcı ülkelerde, ABD'yi “güvenilir bir ortak” olarak görenlerin oranı, 2020 yılındaki %49 seviyesinden %31’e geriledi. Trump’ın liderliğine güven duyanların oranı ise yalnızca %22 olarak kaydedildi. Bu oran, Trump’ın ilk döneminde bile daha yüksekti.
Ankette en dikkat çekici bulgulardan biri, ABD'nin geleneksel müttefikleri arasında yaşanan güven kaybı oldu. Almanya, Fransa ve Güney Kore gibi ülkelerde ABD'ye duyulan güven, Soğuk Savaş sonrası dönemin en düşük seviyelerine indi. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde, ABD'nin uluslararası krizlerde sağlıklı kararlar alacağına dair şüpheler arttı.
Anket ayrıca, ABD'nin “küresel bir güç” olarak algılanmasında da belirgin bir düşüş olduğunu ortaya koydu. Çin, bu alanda ABD'yi geride bırakırken, Asya-Pasifik bölgesinde ABD'nin nüfuzunun azaldığı gözlemlendi.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
ABD'nin uluslararası itibarındaki bu düşüş, sadece diplomatik ilişkileri değil, aynı zamanda ticaret ve güvenlik işbirliklerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Transatlantik ilişkilerde yaşanan soğuma, NATO içindeki dayanışmayı zayıflatırken, ABD'nin Asya'daki müttefikleriyle olan bağlarını da zorluyor. Özellikle Japonya ve Güney Kore, ABD'nin bölgedeki taahhütlerine olan güvenin azalması nedeniyle kendi savunma kapasitelerini artırma arayışına girdi.
Pew anketi, ABD'nin küresel imajındaki bu erozyonun, Trump yönetiminin “Amerika Birinci” politikalarının bir sonucu olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun Çin ve Rusya gibi rakip güçlere alan açtığı görüşünde. Öte yandan, ABD'ye yönelik olumsuz algının, ülkenin yumuşak gücüne de kalıcı zararlar vermesinden endişeleniliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin dış politika dengelerini doğrudan etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. ABD'nin uluslararası itibar kaybı, Türkiye’nin NATO içindeki konumunu ve ABD ile ikili ilişkilerini yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Özellikle Doğu Akdeniz ve Suriye gibi bölgesel krizlerde, ABD'nin güvenilir bir ortak olarak algılanmaması, Türkiye'nin Rusya ve diğer bölgesel aktörlerle olan angajmanını şekillendirebilir. Ayrıca, ABD'nin küresel nüfuzundaki azalma, Türkiye'nin bağımsız dış politika manevralarına alan açarken, çok kutuplu dünyada yeni ittifakların kurulmasına zemin hazırlayabilir.