WASHINGTON (Reuters) - ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'ın Pickaxe Dağı'nı çok yakında vurabileceğini söyledi. İran'ın büyük ölçüde hasar görmüş Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin yakınında bulunan Pickaxe Dağı, İran'ın en sıkı şekilde tahkim edilmiş nükleer bölgelerinden biri olarak biliniyor. Trump'ın bu sözleri, Tahran ile Washington arasındaki gerilimin askeri bir çatışmaya dönüşebileceği endişelerini artırdı.
Gelişmenin Arka Planı: Pickaxe Dağı Nedir?
Pickaxe Dağı (Farsça: Kuh-e Pickaxe), İran'ın İsfahan eyaletinde, Natanz'daki uranyum zenginleştirme tesisinin hemen yakınında yer alan dağlık bir bölgedir. Uydu görüntüleri ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, bu bölgede yer altına inşa edilmiş, derin tüneller ve betonarme yapılarla korunan bir nükleer tesis bulunuyor. İran, buranın sivil amaçlı olduğunu savunsa da Batılı ülkeler ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), tesisin uranyum zenginleştirme kapasitesini artırmaya yönelik olduğundan şüpheleniyor.
Natanz tesisi, geçmişte defalarca sabotaj ve siber saldırılara hedef oldu. 2020'de meydana gelen patlama, tesisin uranyum zenginleştirme kapasitesini ciddi şekilde azaltmıştı. İran, 2015 nükleer anlaşmasındaki taahhütlerini kademeli olarak askıya alarak zenginleştirme oranını %60'a kadar çıkarmıştı. Pickaxe Dağı'nın, bu faaliyetlerin yeni merkezi olduğu düşünülüyor.
Trump'ın Açıklamaları ve Olası Askeri Seçenekler
Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Pickaxe Dağı'nı çok yakında vurabiliriz. Bunu yapmak zorunda kalabiliriz. İran asla nükleer silaha sahip olmamalı" ifadelerini kullandı. Ancak kesin bir tarih vermedi. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik askeri bir operasyon hazırlığında olabileceği yorumlarına yol açtı.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Pentagon kaynakları, Basra Körfezi'nde konuşlu ABD Donanması unsurlarının ve bölgedeki hava üslerinin yüksek alarma geçirildiğini belirtiyor. İran ise henüz Trump'ın sözlerine doğrudan bir yanıt vermedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, geçmişte yaptığı açıklamalarda, her türlü saldırıya karşılık verileceğini vurgulamıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın açıklaması, İran nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkandığı bir dönemde geldi. ABD, 2018'de tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekilmiş ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymuştu. İran da anlaşmadaki taahhütlerini aşamalı olarak askıya almıştı. Diplomatik kanalların kapalı olduğu bu ortamda, askeri bir müdahale olasılığı giderek daha fazla konuşuluyor.
Uzmanlar, Pickaxe Dağı'na yönelik bir saldırının bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatma, Irak ve Suriye'deki müttefikleri aracılığıyla ABD güçlerine saldırma ve İsrail'e karşı füze saldırıları düzenleme gibi seçeneklere sahip. Bu durum, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan istikrarı daha da bozabilir.
Rusya ve Çin, olası bir askeri müdahaleye karşı çıkacaklarını sinyali verdi. Avrupa Birliği ise itidal çağrısı yapıyor. Ancak Trump yönetiminin, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için askeri seçeneği masada tuttuğu biliniyor. 2020'de İranlı general Kasım Süleymani'ye yönelik suikast, bu tür bir iradeyi göstermişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı olan ve bölgesel istikrardan doğrudan etkilenen bir ülke. Olası bir ABD-İran çatışması, Türkiye'nin güvenliği, enerji arzı ve ekonomisi için ciddi riskler taşıyor. İran, Türkiye'nin önemli doğal gaz tedarikçilerinden biri; savaş halinde enerji akışı kesintiye uğrayabilir. Ayrıca, mülteci akını ve sınır güvenliği sorunları gündeme gelebilir. Türkiye, bugüne kadar diplomatik çözümden yana tavır aldı ve İran'a yönelik yaptırımlara katılmadı. Ankara'nın, taraflar arasında arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırması ve olası bir çatışmayı önlemek için diplomatik kanalları açık tutması bekleniyor.