ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada Washington’ın İran’ın Pickaxe Dağı (Kaz Dağı) olarak bilinen nükleer tesisine “çok yakında” saldırı düzenleyebileceğini belirtti. Trump, Tahran ile süregelen çatışmayı “küçük patates” (önemsiz) olarak tanımlarken, ABD’nin aralıklı saldırılar gerçekleştirdiğini ifade etti. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre, Trump’a yöneltilen “Bu çatışma savaş olarak değerlendirilmeli mi?” sorusuna ise henüz net bir yanıt verilmedi. Açıklamalar, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Pickaxe Dağı, İran’ın başkenti Tahran’ın güneydoğusunda, Kum kenti yakınlarında yer alan ve yeraltına inşa edilmiş bir nükleer tesis olarak biliniyor. İran hükümeti, tesisin uranyum zenginleştirme faaliyetleri için kullanıldığını kabul etmiş, ancak askeri bir boyutu olduğu iddialarını reddetmişti. Batılı istihbarat kaynakları ise tesisi, İran’ın nükleer silah kapasitesi geliştirme çabalarının merkezinde gösteriyor. Trump’ın açıklaması, ABD’nin İran’a yönelik “maksimum baskı” politikasının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.
ABD yönetimi, son aylarda İran’a yönelik art arda yaptırım kararları almış, Körfez’de askeri varlığını güçlendirmişti. Trump’ın “aralıklı saldırılar” ifadesi, ABD’nin İran destekli gruplara karşı Irak ve Suriye’de düzenlediği operasyonlara atıf yapıyor olabilir. Ancak doğrudan İran topraklarına yönelik bir saldırı, bölgesel bir savaşı tetikleme riski taşıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, daha önce ABD üslerine ve müttefiklerine yönelik misilleme tehdidinde bulunmuştu.
Uzmanlar, Trump’ın açıklamalarının seçim dönemine denk gelmesi nedeniyle iç politikaya yönelik bir mesaj olabileceğini belirtiyor. Beyaz Saray’dan henüz resmi bir askeri plan paylaşılmadı. Pentagon, konuyla ilgili soruları “operasyonel güvenlik” gerekçesiyle yanıtsız bıraktı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran’ın nükleer programı, 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) ile sınırlandırılmıştı. Ancak ABD’nin 2018’de anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları geri getirmesi sonrası Tahran, uranyum zenginleştirme oranını kademeli olarak artırdı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran’ın %60 saflıkta uranyum ürettiğini doğrulamış durumda; bu oran silah üretimi için gereken %90’a yakın. Pickaxe Dağı’na olası bir saldırı, İran’ın nükleer tesislerini vurma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel aktörlerden İsrail, İran’ın nükleer kapasitesini “varoluşsal tehdit” olarak nitelendiriyor ve benzeri saldırıları geçmişte Suriye ve Irak’ta gerçekleştirmişti. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise olası bir çatışmanın Körfez’deki petrol sevkiyatını aksatmasından endişe ediyor. Rusya ve Çin, ABD’nin tek taraflı askeri müdahalesine karşı çıkacaklarını sinyal verdi. Avrupa Birliği ise diplomatik çözüm çağrısı yapmakla yetindi.
Küresel piyasalar, Trump’ın açıklamalarının ardından petrol fiyatlarında dalgalanma yaşadı. Brent petrol, gün içinde %2’nin üzerinde değer kazandı. Analistler, olası bir askeri operasyonun enerji arz güvenliğini tehdit edebileceğini ve küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 500 kilometreyi aşan kara sınırına sahip olması nedeniyle olası bir ABD-İran çatışmasından doğrudan etkilenebilir. Sınır güvenliği, mülteci akını ve enerji tedariki açısından riskler artabilir. Türkiye, İran’dan doğalgaz ithal eden ülkeler arasında; olası bir savaş, enerji arzında kesintiye yol açabilir. Ayrıca Türkiye, bölgesel istikrarın korunması için diplomatik kanalların açık tutulması çağrısı yapabilir. ABD’nin tek taraflı askeri eylemi, NATO içinde de görüş ayrılıklarına neden olabilir. Türk dış politikası, hem İran hem de ABD ile dengeli ilişkiler yürütme çabası içinde zorlu bir sınav verebilir.