İsrail ordusu, Cuma günü yaptığı açıklamada, Hizbullah'ın İsrail askerlerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlemesinin ardından Güney Lübnan'da hedefleri vurduğunu bildirdi. Saldırı, 4 Eylül'de gerçekleşti ve bölgede son aylarda artan gerginliği daha da tırmandırdı. İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından başlayan süreçte istikrarlı bir şekilde şiddetlenmişti. Son olay, 2024 yazında taraflar arasında yaşanan karşılıklı saldırıların bir devamı niteliğinde.
Olayın ayrıntıları ve tarafların açıklamaları
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Hizbullah'ın İsrail askerlerine yönelik bir İHA saldırısı gerçekleştirdiğini, bu saldırıya misilleme olarak Güney Lübnan'daki Hizbullah hedeflerinin vurulduğunu duyurdu. IDF açıklamasında, saldırının hava savunma sistemleri tarafından tespit edildiği ve İHA'nın düşürüldüğü belirtildi; can kaybı veya hasar raporu henüz paylaşılmadı. Hizbullah ise saldırıyı üstlendiğine dair resmi bir açıklama yapmadı, ancak örgüte yakın kaynaklar, saldırının İsrail'in son dönemdeki ihlallerine yanıt olduğunu öne sürdü.
Lübnan resmi haber ajansı NNA, İsrail topçusunun Güney Lübnan'ın El-Hıyam, Kefr Kila ve Taybe köylerini hedef aldığını, bölgede maddi hasar meydana geldiğini bildirdi. Lübnan hükümeti, saldırıyı kınayarak uluslararası toplumu müdahaleye çağırdı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail'e yönelik her saldırıya karşılık vereceğiz; kuzey sınırımızda güvenliği tesis etmekte kararlıyız" ifadelerini kullandı.
Arka plan: Yıllardır süren gerginlik
İsrail ile Hizbullah arasındaki düşmanlık, 2006'daki 34 günlük savaştan bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. 7 Ekim 2023'ten bu yana, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine yönelik roket ve İHA saldırıları ile İsrail'in Lübnan'daki hedeflere düzenlediği hava saldırıları aralıksız devam ediyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah dahil silahlı grupların varlığını yasaklıyor; ancak kararın uygulanması yıllardır tartışmalı.
2024 yılı başlarında İsrail, Hizbullah'ın üst düzey komutanlarından Fuad Şükür'ü Beyrut'ta düzenlediği bir suikastle öldürdü; Hizbullah da buna karşılık olarak İsrail'in kuzeyine geniş çaplı roket saldırıları düzenledi. Taraflar zaman zaman ateşkes sağlasa da kalıcı bir barış tesis edilemedi. Son İHA saldırısı, bu döngünün bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Olay, Orta Doğu'da vekalet savaşlarının yeniden alevlenme riskini artırıyor. İran, Hizbullah'ın ana destekçisi konumunda ve son yıllarda İsrail'e karşı "direniş ekseni" olarak adlandırılan ittifakı güçlendirdi. ABD yönetimi, gerilimin düşürülmesi çağrısı yaparken, Avrupa Birliği de taraflara itidal telkininde bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Bölgede yeni bir savaşın eşiğindeyiz; tüm tarafları azami dikkatli olmaya çağırıyorum" dedi.
Rusya ve Çin, İsrail'in saldırılarını kınayan açıklamalar yaparken, Körfez ülkeleri sessizliğini koruyor. Suudi Arabistan ve BAE, normalleşme sürecinde İsrail ile ilişkilerini geliştirme çabasındaydı; ancak artan şiddet bu süreci sekteye uğratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı, son saldırı sonrası yaptığı açıklamada "İsrail'in bölgede yayılmacı politikalarının kabul edilemez olduğunu" vurguladı ve taraflara itidal çağrısı yaptı. Türkiye, Hizbullah'ı terör örgütü olarak tanımlamamakla birlikte, Lübnan'ın istikrarına önem veriyor. Olası bir geniş çaplı savaş, Türkiye'nin güney sınırında güvenlik riski oluşturabilir ve mülteci akınını tetikleyebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji dengeleri ve İsrail ile yürütülen normalleşme görüşmeleri de bu gerilimden olumsuz etkilenebilir. Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolü üstlenme çabaları, tarafların uzlaşmaz tutumu nedeniyle şimdilik sonuçsuz kalıyor.