California'nın kırsal Mendocino bölgesinde yaşayan Miquette Thompson'ın evi bir haftadır duman altında. Yakınlardaki Feliz ve Woodside yangınları nedeniyle gökyüzü turuncuya bürünürken, Thompson ve komşuları temiz hava için yeni bir dayanışma ağına güveniyor. Covid-19 pandemisinde maske dağıtarak örgütlenen karşılıklı yardım grupları, şimdi orman yangını dumanının zehirlediği topluluklara hava temizleyici cihazlar ve N95 maskeleri ulaştırıyor. Bu ‘temiz hava kulüpleri’, iklim değişikliğiyle her yıl daha da kötüleşen yangın sezonlarında, halk sağlığı sistemindeki boşlukları dolduran taban örgütleri olarak öne çıkıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Pandemiden Yangına Uzanan Dayanışma Ağı
2020 yılında Covid-19 salgını sırasında, özellikle düşük gelirli mahallelerde maske ve dezenfektan dağıtmak için bir araya gelen gönüllü grupları, zamanla kalıcı bir altyapı kurdu. Bu gruplar, salgının ardından ihtiyaçlar değişince hava kalitesi sorunlarına yöneldi. Özellikle Batı ABD'de artan orman yangınları, milyonlarca insanı haftalarca süren duman bulutlarıyla karşı karşıya bırakıyor. Hava kalitesi indeksi (AQI) rekor seviyelere ulaşırken, kronik solunum hastalığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar için ciddi sağlık riski oluşuyor.
Gönüllü grupları, evlerde kullanılmak üzere HEPA filtreli hava temizleyicileri ödünç veriyor. Ayrıca, topluluk merkezlerinde 'temiz hava odaları' oluşturuyor. Mendocino'daki dayanışma ağının kurucularından biri olan Thompson, 'İnsanların maskeye ihtiyacı vardı, şimdi ise temiz havaya ihtiyaçları var. Biz de bu ihtiyacı karşılamak için varız' diyor. Gruplar, bağışlarla finanse edilen cihazları, öncelikle sağlık sorunu olan hanelere ulaştırıyor. Ayrıca, maskelerin doğru takılması konusunda eğitim veriyor ve dumanın zararlı partiküllerinden korunmanın yollarını anlatıyor.
Devlet kurumları ise daha çok tahliye ve yangın söndürme çalışmalarına odaklanırken, sağlık kuruluşları da halkı genel önlemler konusunda bilgilendirmekle yetiniyor. Ancak uzmanlar, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan yoksul toplulukların bu hizmetlere erişiminde eşitsizlikler olduğunu vurguluyor. Bu noktada devreye giren sivil toplum inisiyatifleri, resmi kurumların sunamadığı pratik çözümleri hızla hayata geçiriyor. Hava temizleyicilerinin elektrik maliyetini bile karşılamak için yerel işletmelerle ortaklıklar kuruluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İklim Değişikliği ve Sağlık Krizi
ABD'nin batı eyaletlerinde orman yangınları artık yılın büyük bölümünü etkileyen bir 'yeni normal' haline geldi. İklim değişikliği nedeniyle daha sıcak ve kurak geçen yazlar, yangın sezonunu uzatıyor. 2020'de California tarihinin en büyük yangınlarından birini yaşarken, 2021 ve 2022'de de rekor duman emisyonları kaydedildi. Duman, yüzlerce kilometre uzağa taşınarak diğer eyaletleri de etkiliyor; hatta New York gibi doğu şehirlerinde hava kalitesi alarmları veriliyor.
Bu durum, yalnızca ABD'nin değil, benzer iklim koşullarına sahip Türkiye ve Akdeniz ülkelerinin de karşılaşabileceği bir tabloyu gözler önüne seriyor. Orman yangınları, Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında her yaz yaşanıyor. 2021 yılında Türkiye'nin güneyinde çıkan yangınlarda 100 binlerce hektar orman yanmış, hava kalitesi ciddi şekilde bozulmuştu. Bu deneyim, yangın dumanının sağlık üzerindeki etkilerine karşı hazırlıklı olmanın önemini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, orman yangını dumanının aslında birçok şehirdeki trafik kirliliğinden daha zararlı olabileceğini belirtiyor. İnce partikül madde (PM2.5) akciğerlere nüfuz ederek kalp ve solunum yolu hastalıklarını tetikliyor. Bu nedenle, temiz hava erişimi artık temel bir insan hakkı olarak görülüyor. Dayanışma ağları bu hakkın korunmasında kritik bir rol üstlenirken, hükümetlerin de sosyal koruma programları geliştirmesi gerektiği ifade ediliyor. Örneğin, düşük gelirli hanelere ücretsiz hava temizleyici sağlanması, hastaneye yatışları azaltabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde orman yangınlarıyla sık sık karşı karşıya kalıyor. 2021'deki büyük yangınların ardından, benzer bir temiz hava dayanışma ağı modelinin Türkiye'de de uygulanabilirliği gündeme gelebilir. Sivil toplum kuruluşları ve belediyeler, yangın dumanından etkilenen bölgelere hava temizleyici ve maske tedarik ederek halk sağlığını koruyabilir. Ayrıca, iklim değişikliğine uyum kapsamında, yangın riski yüksek bölgelerde erken uyarı sistemleri ve temiz hava barınakları oluşturulması, Türkiye'nin afet yönetimi politikalarına katkı sağlayabilir. Bu model, toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin yanı sıra devlet kaynaklarının daha etkin kullanılmasına da yardımcı olabilir.