Çin, yenilenebilir enerji kurulumunda dünya lideri. Geçen yıl, diğer tüm ülkelerin toplamından daha fazla rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesi ekledi. Ancak bu inşa hızı o kadar şiddetli ki, Çin artık elektrik şebekesinin kaldırabileceğinden çok daha fazla elektrik üretiyor. Bu yıl şu ana kadar, Meksika'nın tamamını elektriklendirebilecek kadar temiz enerji israf edildi. Bu durum, Çin'in yeşil enerji devriminin karşılaştığı altyapısal zorlukları gözler önüne seriyor.
Yenilenebilir Enerjide Devasa Büyüme ve Şebeke Sorunu
Çin, 2023 yılında yaklaşık 300 gigavat (GW) yeni güneş ve rüzgar kapasitesi kurdu. Bu miktar, ABD'nin toplam kurulu gücünün neredeyse iki katı. 2024'ün ilk yarısında ise 100 GW'ın üzerinde yeni kapasite devreye alındı. Ancak bu hızlı büyüme, elektrik iletim hatlarının ve depolama tesislerinin aynı hızda gelişmemesi nedeniyle ciddi bir darboğaz yaratıyor. Çin'in devlet şebeke şirketi State Grid, rüzgar ve güneş çiftliklerinden gelen elektriğin tamamını iletemiyor. Özellikle kuzeybatı bölgelerindeki Gansu, Xinjiang ve Inner Mongolia gibi illerde, üretim kapasitesi yerel talebin çok üzerinde. Sonuç: kısıtlama (curtailment) oranları artıyor.
Ulusal Enerji İdaresi'nin verilerine göre, 2024'ün ilk yarısında rüzgar ve güneş enerjisinden üretilen elektriğin yaklaşık %5'i şebekeye verilemedi. Bu oran, geçen yılın aynı döneminde %3 civarındaydı. İsraf edilen enerji miktarı ise 30 teravatsaatten (TWh) fazla. Bu, Meksika'nın yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık üçte birine denk geliyor. Meksika'nın toplam elektrik tüketimi yılda yaklaşık 300 TWh. Yani Çin, sadece altı ayda Meksika'nın neredeyse tamamını aydınlatacak kadar temiz enerjiyi boşa harcadı.
Küresel Etkiler ve Türkiye İçin Dersler
Çin'in bu durumu, küresel iklim hedefleri açısından çelişkili bir tablo çiziyor. Bir yandan dünyanın en büyük sera gazı yayıcısı olan Çin, yenilenebilir enerjiye yatırımıyla önemli bir ivme kazandırıyor. Diğer yandan, mevcut kömürlü termik santralleri devre dışı bırakmakta yavaş davranıyor ve şebeke altyapısı yetersizliği nedeniyle temiz enerji potansiyelinden tam olarak yararlanamıyor. Uzmanlar, Çin'in 2030 karbon zirvesi hedefine ulaşmak için şebeke modernizasyonuna ve enerji depolama kapasitesine acil yatırım yapması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, israf edilen temiz enerji, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltma çabalarını baltalayacak.
Türkiye, yenilenebilir enerji kapasitesini hızla artıran ülkeler arasında. 2023 sonu itibarıyla Türkiye'nin kurulu gücü 106 GW'a ulaştı; bunun %54'ü yenilenebilir kaynaklardan. Ancak Türkiye de benzer bir şebeke sorunuyla karşı karşıya. Özellikle rüzgar ve güneş üretiminin yoğun olduğu dönemlerde, batı bölgelerindeki santrallerden gelen elektrik, doğuya veya talep merkezlerine yeterince iletilemiyor. 2023'te Türkiye'de rüzgar enerjisinde zaman zaman kısıtlama yaşandı. Çin'in deneyimi, Türkiye'nin şebeke altyapısına ve depolama teknolojilerine (özellikle batarya ve yeşil hidrojen) öncelik vermesi gerektiğini gösteriyor. Aksi halde, temiz enerji yatırımları atıl kalabilir ve enerji arz güvenliği riski büyüyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in temiz enerji israfı, Türkiye'nin enerji politikası için önemli bir uyarı niteliğinde. Türkiye, yenilenebilir kurulu gücünü artırırken şebeke esnekliğini ve depolama kapasitesini ihmal ederse, benzer bir kısıtlama sorunuyla karşılaşabilir. Bu da enerji ithalat faturasını düşürme ve cari açığı azaltma hedeflerini sekteye uğratır. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa'ya yeşil enerji ihracatı potansiyeli (örneğin yeşil hidrojen) için şebeke altyapısı kritik. Çin örneği, hızlı kapasite artışının yanı sıra iletim ve dağıtım yatırımlarının da eşzamanlı yapılması gerektiğini gösteriyor. Türkiye, bu deneyimden ders çıkararak enerji dönüşümünü daha dengeli planlayabilir.