Taylandlı 23 denizci, Ortadoğu'nun en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda gemilerine düzenlenen saldırıda yaralanmaları ve psikolojik travma yaşamaları nedeniyle gemi işletme şirketine karşı toplu tazminat davası açtı. Saldırı, 2023 yılının kasım ayında, İran destekli olduğu iddia edilen unsurlarca gerçekleştirildi. Denizciler, geminin yeterli güvenlik önlemlerini almadığını ve firmanın onları bilerek riskli sularda seyrettirdiğini öne sürüyor.
Saldırının ayrıntıları ve hukuki süreç
Davacı denizciler, Tayland'ın başkenti Bangkok'taki bir mahkemede 5 Aralık 2024 tarihinde dava dilekçesini sundu. Geminin, Birleşik Arap Emirlikleri'nden yük alarak Tayland'a dönerken Hürmüz Boğazı'nda silahlı kişilerce hedef alındığı belirtiliyor. Saldırı sırasında gemide patlama ve silah sesleri duyulduğu, denizcilerin saatlerce can korkusu yaşadığı ifade ediliyor. Olayda üç denizci fiziksel olarak yaralanırken, tamamına yakını ağır psikolojik travma belirtileri gösterdi. Hukukçular, davanın uluslararası deniz hukuku çerçevesinde değerlendirileceğini ve geminin bayrak devleti olan Tayland'ın yargı yetkisini kullanabileceğini belirtiyor.
Gemi işletme şirketi ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak daha önceki benzer davalarda, firmaların güvenlik protokollerini yetersizlikle suçlandığı ve tazminata mahkum edildiği görülüyor. Denizcilerin avukatı, müvekkillerinin yaşadığı mağduriyetin karşılıksız kalmaması için mücadele edeceklerini söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut: Hürmüz Boğazı'nın jeopolitik önemi
Hürmüz Boğazı, dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyor. İran, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki bu dar su yolu, son yıllarda artan jeopolitik gerilimlerin odağı haline geldi. İsrail-Hamas savaşı ve İran'ın nükleer programına yönelik yaptırımlar, bölgeyi daha da hassas kılıyor. 2023 yılı içinde en az altı ticari gemiye füze veya insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi. Bu saldırılar, küresel deniz ticaretini tehdit ederken, denizcilerin güvenliğini de riske atıyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü, bölgede seyreden gemilere yönelik güvenlik uyarılarını artırdı.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan her olayın küresel enerji fiyatlarını ve tedarik zincirlerini etkileyebileceğini vurguluyor. Taylandlı denizcilerin açtığı bu dava, sivil denizcilerin savaş bölgelerinde korunması ve şirketlerin sorumluluğu konusunda emsal teşkil edebilir. Özellikle Tayland gibi denizciliğe dayalı ekonomiler için güvenli deniz yolları hayati önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü ithal ediyor ve bu ithalatın bir kısmı Körfez ülkelerinden sağlanıyor. Boğaz'daki olası bir tıkanma, Türkiye'nin enerji fiyatlarını ve tedarik güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca Türk bayraklı gemiler ve Türk denizciler de bu sularda faaliyet gösteriyor. Bu nedenle, denizcilerin haklarının korunmasına yönelik uluslararası hukuki süreçler Türkiye için de önem taşıyor. Türkiye, deniz güvenliği konusunda bölgesel işbirliğini artırmalı ve uluslararası hukuk çerçevesinde denizcilerin korunması için daha etkin adımlar atılmasını desteklemelidir.