Mali’de El Kaide’nin bağlı kuruluşu olarak faaliyet gösteren Jama’at Nusrat al-Islam wal-Muslimin’in (JNIM) sahadaki ilerleyişi, yalnızca Sahel bölgesi için değil, küresel güvenlik dengeleri açısından da büyük bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, bu grubun olası bir zaferinin, terörle mücadelede yıllardır kazanılan kazanımları geri döndürülemez biçimde silebileceği uyarısında bulunuyor. Mali’nin Suriye ile kıyaslanamayacağına dikkat çeken analistler, JNIM’in yapısı ve hedefleri itibarıyla çok daha tehlikeli bir aktör olduğunu vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Son haftalarda Mali’nin kuzey ve orta bölgelerinde JNIM militanlarının devlet güçlerine karşı kazandığı taktik zaferler, ülkenin zaten kırılgan olan güvenlik durumunu daha da istikrarsızlaştırdı. Grubun, 2017 yılında bölgedeki çeşitli cihatçı örgütlerin birleşmesiyle ortaya çıktığı ve El Kaide’nin küresel ağıyla bağlantılı olduğu biliniyor. JNIM, Mali ordusuna ve uluslararası barış gücü MINUSMA’ya yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış durumda.
Fransa’nın Barkhane Operasyonu’nu sonlandırmasının ardından ortaya çıkan güç boşluğu, cihatçı grupların yeniden güçlenmesine zemin hazırladı. Mali yönetiminin Rusya’ya yakınlaşması ve Wagner paralı asker grubuyla işbirliği yapması Batılı ülkelerle ilişkileri germiş ve uluslararası toplumun krize müdahalesini sınırlamıştır. Bu bağlamda JNIM, hem yerel halk arasında hem de bölge genelinde etki alanını genişletme fırsatı buluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
JNIM’in zaferi yalnızca Mali ile sınırlı kalmayacak, tüm Sahel bölgesine yayılma riski taşıyor. Komşu ülkeler Burkina Faso, Nijer ve hatta Nijerya’nın kuzeyindeki istikrarsızlıkla birleşen bu tehdit, Batı Afrika’yı tamamen terör örgütlerinin kontrolüne bırakabilir. Ayrıca, bölgede devam eden göç dalgaları ve insani krizin derinleşmesi bekleniyor.
Küresel düzeyde bu durum, terörle mücadelede benimsenen stratejilerin sorgulanmasına yol açıyor. ABD ve Avrupa Birliği, bölgedeki istikrarı korumak için yeni politikalar geliştirmek zorunda kalabilir. JNIM’in olası bir zaferi, El Kaide’nin Afrika’daki kolunu güçlendirirken, IŞİD’e karşı yürütülen mücadelede kazanılan ivmeyi tersine çevirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sahel bölgesinde artan terör tehdidinden doğrudan etkilenmese de, bu gelişme Ankara’nın Afrika politikaları açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye’nin Mali ve çevre ülkelerdeki askeri varlığı ve kalkınma yardımları, istikrarsızlık durumunda tehlikeye girebilir. Ayrıca, bölgeden yayılan terörün Kuzey Afrika üzerinden Avrupa’ya sıçraması halinde, Türkiye’nin sınır güvenliği ve göç yönetimi politikaları yeni baskılarla karşılaşabilir. Ankara’nın, Sahel’deki gelişmeleri yakından izlemesi ve olası senaryolara karşı diplomatik ve insani yardım mekanizmalarını hazır tutması gerekmektedir.