Suriye ordusu, Irak sınırından Lübnan'daki Hizbullah örgütüne gönderilmek üzere hazırlanan büyük bir silah ve füze sevkiyatını ele geçirdi. Orta Doğu merkezli haber sitesi Middle East Eye'ın aktardığına göre, operasyon Suriye'nin doğusunda, Irak sınırına yakın bir bölgede gerçekleştirildi. Güvenlik kaynakları, sevkiyatın içerisinde uzun menzilli füzeler, anti-tank silahları ve çok sayıda mühimmat bulunduğunu belirtti. Girişimin, bölgedeki istikrarı tehdit etmeyi amaçlayan bir planın parçası olduğu düşünülüyor.
Gelişmenin arka planı
Suriye, 2011'den bu yana süren iç savaşta çeşitli silahlı grupların geçiş güzergahı haline gelmişti. Özellikle Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) ve diğer milis güçlerinin faaliyetleri, ülkeyi lojistik ve silah kaçakçılığı için bir merkeze dönüştürmüştü. Son yıllarda Suriye hükümeti, sınırlarını kontrol altına almak için yoğun çaba sarf ediyor. Bu operasyon, Şam yönetiminin toprak bütünlüğünü yeniden tesis etme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Hizbullah, İran'ın desteğiyle Suriye'de Beşşar Esad rejiminin yanında savaşan en önemli aktörlerden biri. Örgüt, 2006'daki İsrail-Lübnan savaşından bu yana silah envanterini sürekli genişleterek, bölgesel bir tehdit unsuru haline geldi. İsrail, Hizbullah'ın hassas güdümlü füzeler edinmesini engellemek için Suriye'de düzenli olarak hava saldırıları düzenliyor. Bu kez sevkiyatın doğrudan Suriye güçleri tarafından durdurulması, Tahran destekli ağların işleyişinde bir aksama olduğunu gösteriyor.
Bölgesel boyut
Bu olay, sadece Lübnan veya Suriye'yi değil, tüm Orta Doğu'yu etkileyecek gelişmelerin habercisi. Irak-İran-Körfez üçgeninde süren nüfuz mücadelesi, sık sık Suriye üzerinden yürütülen lojistik operasyonlarla kendini gösteriyor. Hizbullah'ın silahlanması, özellikle İsrail tarafından bir kırmızı çizgi olarak tanımlanıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu daha önce yaptığı açıklamalarda, “Hizbullah'ın hassas füzelere sahip olmasına asla izin vermeyeceğiz” demişti. Bu nedenle, Suriye'nin müdahalesinin ardından İsrail'in harekete geçip geçmeyeceği merak konusu.
ABD ve Körfez ülkeleri de bölgedeki İran etkisini sınırlandırmak için harekete geçmiş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, kara sularında ve hava sahasında şüpheli kargoları denetliyor. Ancak bu tür kara operasyonlarının önlenmesi, genellikle Suriye ve Irak hükümetlerinin insiyatifine kalıyor. Bu başarının ardından, Suriye'nin uluslararası toplumdaki itibarı bir miktar artsa da, Esad yönetimine yönelik Batılı yaptırımlar sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır terör örgütleri ve kaçakçılıkla mücadele ediyor. Hizbullah'a yönelik bu silah sevkiyatının engellenmesi, bölgesel güvenlik açısından olumlu bir gelişme olsa da, asıl risk İran destekli milislerin PKK/YPG gibi Türkiye'ye tehdit oluşturan yapılarla koordinasyon içinde olmasıdır. Ankara, Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG'nin silahlanmasını önleme ve sınır güvenliğini sağlama stratejisi kapsamında benzer operasyonları düzenli şekilde yürütmektedir. Bu tür kaçakçılık girişimlerinin engellenmesi, Türkiye'nin doğrudan sınır güvenliğini sağlamasa da, bölgedeki terör koridorlarının zayıflamasına katkıda bulunabilir. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki merkezi hükümetlerin sınır kontrolünü artırması, uzun vadede Türkiye'nin güney sınırındaki istikrarsızlığı azaltabilir.