Reuters'ın gemi takip verilerine göre, Çarşamba günü Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı, ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koymasının ardından belirgin bir düşüş gösterdi. Singapur merkezli veri sağlayıcılarının raporlarına göre, boğazdan geçen gemi trafiğinde yaklaşık %30'luk bir azalma yaşandı. İki ülkenin Basra Körfezi'ndeki karşılıklı saldırıları tırmanırken, bölgedeki deniz güvenliği endişeleri de arttı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yoludur.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran'ın nükleer faaliyetlerini ve bölgesel müdahalelerini gerekçe göstererek 2020'de başlattığı 'maksimum baskı' politikasını yeniden canlandırdı. Bu kapsamda, ABD Donanması İran limanlarına giden tüm gemileri durdurma ve denetleme yetkisi aldı. İran tarafı ise ablukaya misilleme olarak Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri engellemekle tehdit etti. İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetleri, bölgede sürat tekneleriyle devriye gezerek ticari gemilere yaklaştı ve bazı tankerlere el koydu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD'nin hamlesini desteklerken, Çin ve Hindistan gibi petrol ithalatçıları endişelerini dile getirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki bu durum, küresel enerji piyasalarında tedirginliğe yol açtı. Brent petrol fiyatları, haberin yayılmasının ardından varil başına 2 doların üzerinde yükseldi. Analistler, gemi trafiğindeki azalmanın kalıcı olması halinde petrol fiyatlarının daha da artabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi büyük ithalatçılar, enerji arz güvenliğini sağlamak için alternatif rotalar arayışına girdi. Suudi Arabistan, boğazı baypas eden boru hattı kapasitesini artırma planlarını hızlandırdı. ABD ve İran arasındaki bu gerginlik, aynı zamanda bölgedeki deniz güvenliği işbirliğini de sorgulatıyor. NATO'nun Körfez'deki varlığı, gemilerin güvenli geçişini sağlamak için artırılabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Irak'tan karşılamakta olup, Hürmüz Boğazı'ndaki bir kriz doğrudan enerji maliyetlerini etkileyebilir. Ankara, ABD ile İran arasındaki gerginlikte dengeli bir tutum izlemeye çalışsa da, ablukanın sürmesi Türkiye'nin enerji arz güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, boğazdaki trafik azalması, Türkiye'nin doğal gazı LNG olarak ithal ettiği Katar gibi ülkelerden yapılan sevkiyatları da geciktirebilir. Türkiye, bu durumda yerli enerji kaynaklarını ve alternatif tedarik rotalarını devreye sokma ihtiyacı duyabilir. Bölgesel istikrarsızlık, aynı zamanda Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da etkileyebilir.