Suriye'de akaryakıt fiyatlarına yapılan yüzde 40'a varan zam, hükümet karşıtı protestoların ülke geneline yayılmasına neden oldu. Ülkenin güneyindeki Süveyda kentinde başlayan gösteriler, Dera, Lazkiye, Humus ve İdlib gibi farklı bölgelere sıçradı. Yüzlerce kişi, artan yaşam maliyetini ve ekonomik çöküşü protesto etmek için sokaklara döküldü.
Protestoların arka planı
Suriye hükümeti, 2023 yılının sonlarında akaryakıt sübvansiyonlarını kademeli olarak kaldıracağını açıklamıştı. Bu kapsamda benzin ve mazot fiyatlarına yapılan son zam, halkın alım gücünü daha da düşürdü. Ülkede yıllardır süren iç savaş, ekonomik yaptırımlar ve pandemi, Suriye lirasının hızla değer kaybetmesine ve enflasyonun yüzde 100'ün üzerine çıkmasına yol açtı. Temel gıda maddelerine erişim giderek zorlaşıyor.
Süveyda'da başlayan gösteriler, başlangıçta ekonomik taleplerle sınırlıydı. Ancak kısa sürede rejim karşıtı sloganlara dönüştü. Güvenlik güçlerinin göstericilere müdahalesi ve bazı tutuklamalar, öfkeyi artırdı. Muhalif kaynaklara göre, gösterilerde en az 10 kişi gözaltına alındı. Dera'da da benzer şekilde kalabalıklar, hükümetin ekonomik politikalarını protesto etti.
Suriye rejimi, protestoları bastırmak için sert önlemler alıyor. Ancak uluslararası toplum, rejimin meşruiyetini sorgulamaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler, Suriye halkının insani krizinin derinleştiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bölgedeki istikrarsızlık, komşu ülkeleri de olumsuz etkiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Suriye'deki protestolar, Orta Doğu'da son yıllarda yaşanan benzer halk hareketlerini hatırlatıyor. 2011'de başlayan Arap Baharı, bölgede birçok rejimi sarsmıştı. Suriye'deki iç savaş, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve büyük bir insani krize yol açtı. Bugünkü protestolar, rejimin ekonomik politikalarına duyulan öfkenin yanı sıra, siyasi baskıya karşı birikmiş tepkinin de göstergesi.
Rusya ve İran, Suriye rejiminin en önemli destekçileri konumunda. Ancak bu ülkelerin kendi ekonomik sorunları, Suriye'ye sağladıkları desteği sınırlayabilir. ABD ve Avrupa Birliği ise rejime yönelik yaptırımları sürdürüyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde muhalif grupları destekliyor ve bölgede nüfuz mücadelesi veriyor.
Protestoların Suriye iç savaşının gidişatını nasıl etkileyeceği belirsiz. Rejim, muhalefeti bastırmak için askeri güç kullanmaya devam ederse, çatışmalar yeniden alevlenebilir. Uluslararası toplumun çağrılarına rağmen, siyasi bir çözüm için somut adımlar atılmıyor. Suriye halkı, ekonomik ve siyasi özgürlük talepleriyle sokaklarda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'deki protestolar, Türkiye'nin sınır güvenliği ve bölgesel istikrar açısından yakından takip ettiği bir gelişme. Olası bir rejim değişikliği veya iç savaşın yeniden şiddetlenmesi, Türkiye'ye yeni bir mülteci dalgası yaratabilir. Ayrıca Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde desteklediği muhalif gruplar üzerinden nüfuzunu korumaya çalışıyor. Ekonomik krizin derinleşmesi, sınır ticaretini ve güvenliği olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Rusya ve İran ile yürüttüğü Astana süreci çerçevesinde Suriye'deki gelişmeleri dengelemeye çalışsa da, protestoların yayılması yeni jeopolitik riskleri beraberinde getiriyor.