İsrail ve ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşın sona erme belirtisi göstermemesi üzerine Brent petrolün varil fiyatı 108 doların üzerine çıktı. Orta Doğu'daki çatışmaların şiddetlenmesi, küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırarak petrol fiyatlarını yükseltti. Uluslararası piyasalarda Brent ham petrolü, gün içinde %3'ten fazla değer kazanarak 108 doları aştı. Batı Teksas petrolü (WTI) de benzer bir artışla 105 dolar seviyesine yaklaştı.
Çatışmanın Arka Planı
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları, bölgede gerilimi tırmandırmaya devam ediyor. Çatışma, İran'ın nükleer programı ve bölgesel etkisine yönelik uzun süredir devam eden anlaşmazlıkların bir sonucu olarak patlak verdi. Son haftalarda İsrail'in İran'daki stratejik hedeflere yönelik hava saldırıları ve ABD'nin denizden destek operasyonları, Tahran yönetiminin sert tepkisiyle karşılaştı. İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatını tehdit ederek misilleme yapacağını açıkladı. Bu tehdit, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik su yolunda kesinti riskini artırdı.
Uzmanlar, çatışmanın kısa vadede sona erme ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor. Diplomatik girişimler şu ana kadar sonuçsuz kaldı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrıları yapılsa da taraflar askeri çözümde ısrar ediyor. İran, bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla İsrail ve ABD hedeflerine saldırılar düzenlerken, İsrail de İran'ın nükleer tesislerini vurma tehdidini sürdürüyor.
Petrol fiyatlarındaki artış, arz endişelerinin yanı sıra spekülatif alımlarla da destekleniyor. Yatırımcılar, olası bir arz kesintisine karşı pozisyon alıyor. OPEC+ ülkelerinin acil bir toplantı düzenleyerek üretimi artırma seçeneği masada olsa da, İran'ın OPEC içindeki etkisi ve bölgesel istikrarsızlık nedeniyle bu adımın etkili olup olmayacağı belirsiz.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Orta Doğu'daki çatışma, küresel enerji güvenliğini tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınıyor. İran'ın boğazı kapatma ihtimali, dünya ekonomisi için ciddi bir risk oluşturuyor. ABD, bölgeye uçak gemisi grupları ve ek askeri birlikler göndererek bu senaryoya hazırlanıyor. Ancak olası bir çatışma, petrol fiyatlarının 150 doların üzerine çıkmasına neden olabilir.
Avrupa ülkeleri, enerji arz güvenliği konusunda endişeli. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası zaten kırılgan olan Avrupa enerji piyasası, yeni bir şokla karşı karşıya. Almanya ve Fransa, acil durum petrol rezervlerini gözden geçirirken, AB Komisyonu enerji tasarrufu çağrısı yaptı. Asya'da ise Çin ve Hindistan, İran petrolüne olan bağımlılıkları nedeniyle çatışmanın seyrini dikkatle izliyor. Çin, İran'dan yaptığı petrol ithalatını sürdürmek için diplomatik kanalları kullanıyor.
Küresel piyasalarda hisse senetleri değer kaybederken, altın ve devlet tahvilleri güvenli liman olarak talep görüyor. Dolar endeksi yükselişe geçti. Gelişmekte olan ülke para birimleri baskı altında. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için petrol fiyatlarındaki bu artış, cari açık ve enflasyon üzerinde ek yük oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak petrol fiyatlarındaki keskin artıştan olumsuz etkilenecek. Cari açığın genişlemesi ve enflasyon baskısının artması muhtemel. Ayrıca, İran ile ticari ilişkileri olan Türkiye, ABD yaptırımları nedeniyle zor bir denge kurmak zorunda. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırırken, mülteci akını riski de gündemde. Türkiye, diplomatik çözüm çağrılarını sürdürerek çatışmanın yayılmasını önlemeye çalışıyor.