Sudan hükümeti, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Lana Nusseibeh'in BM Genel Sekreter Yardımcısı pozisyonuna aday gösterilmesine sert tepki gösterdi. Hartum yönetimi, bu adaylığın BAE'nin Sudan'daki iç savaştaki rolünü 'aklamaya' (whitewashing) yönelik bir hamle olduğunu savundu. Sudan'ın BM Daimi Temsilcisi El-Harith Idris, Nusseibeh'in adaylığının, BAE'nin Sudan'da işlediği iddia edilen suçlara ilişkin uluslararası soruşturmaları engelleme çabası olduğunu belirtti. İddialar, BAE'nin Sudan'ın batısındaki Darfur bölgesinde Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) silah sağladığı yönünde. BAE ise bu suçlamaları reddediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Sudan'daki iç savaş, Nisan 2023'te ordu ile paramiliter HDK arasında patlak verdi ve o zamandan beri ülke geniş çaplı bir insani krize sürüklendi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda on binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Uluslararası toplum, özellikle BAE'nin HDK'ya verdiği destek konusunda bölünmüş durumda. Sudan hükümeti, BAE'yi HDK'ya silah ve lojistik destek sağlamakla suçlarken, BAE bu iddiaları sürekli olarak yalanladı. BM Güvenlik Konseyi'nde Sudan dosyası üzerindeki tartışmalar, BAE'nin konsey üyesi olması nedeniyle çıkmaza girebiliyor. Nusseibeh'in adaylığı, BAE'nin BM içindeki etkisini artırma ve olası bir soruşturmayı yönlendirme girişimi olarak yorumlanıyor.
Lana Nusseibeh, 2013'ten bu yana BAE'nin BM Daimi Temsilcisi olarak görev yapıyor ve BM Güvenlik Konseyi'nde etkili bir diplomat olarak tanınıyor. Adaylığı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ekibinde üst düzey bir pozisyon için. Sudan hükümeti, Nusseibeh'in adaylığının kabul edilmesi halinde, BM'nin Sudan'daki insan hakları ihlallerine ilişkin tarafsız bir soruşturma yürütmesinin zorlaşacağını savunuyor. Sudan'ın BM Daimi Temsilcisi Idris, yaptığı açıklamada, "BAE, Sudan halkına karşı işlediği suçları örtmek için BM sistemini kullanmaya çalışıyor. Nusseibeh'in adaylığı, bu çabanın bir parçasıdır" dedi. Idris, uluslararası toplumu, BAE'nin Sudan'daki rolünü soruşturmaya ve adaylığı reddetmeye çağırdı.
BAE Dışişleri Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak BAE, daha önce yaptığı açıklamalarda Sudan'a silah sağladığı iddialarını 'asılsız' olarak nitelendirmişti. BAE, Sudan'da barışçıl bir çözümü desteklediğini ve insani yardım sağladığını belirtiyor. BM Genel Sekreterliği ise adaylık sürecine ilişkin bir yorum yapmadı. Nusseibeh'in adaylığının, BM Genel Sekreteri tarafından onaylanması halinde, Genel Kurul'da oylanması bekleniyor. Süreç, BAE'nin BM içindeki nüfuzunu ve Sudan'daki çatışmadaki rolüne ilişkin uluslararası algıyı test edecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sudan'daki iç savaş, yalnızca ülke içinde değil, bölgesel dengeler açısından da kritik bir önem taşıyor. BAE, Mısır, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri, Sudan'da farklı aktörleri destekleyerek nüfuz mücadelesi yürütüyor. BAE'nin HDK'ya verdiği destek, özellikle Darfur'da HDK'nın etkinliğini artırdı. Bu durum, Sudan ordusunun Mısır ve Suudi Arabistan gibi aktörlerle ilişkilerini derinleştirmesine yol açtı. BM'deki bu son gelişme, BAE'nin uluslararası alanda artan etkisini ve bu etkiyi kullanarak olası yaptırımlardan kaçınma çabasını gözler önüne seriyor. Nusseibeh'in adaylığı, BM'nin tarafsızlığı ve etkinliği konusunda soru işaretleri yaratabilir. Ayrıca, Sudan'daki savaşta sivillere yönelik ihlallerin soruşturulması ve hesap verebilirlik açısından da bir test niteliğinde.
Uluslararası Kriz Grubu gibi düşünce kuruluşları, BAE'nin Sudan'daki rolünü uzun süredir raporluyor. BM uzman panelleri de BAE'nin silah sevkiyatına ilişkin kanıtlar bulunduğunu belirtmişti. Ancak BAE'nin BM Güvenlik Konseyi üyeliği, bu konuda etkili bir soruşturma başlatılmasını zorlaştırıyor. Nusseibeh'in adaylığı, BAE'nin BM içindeki konumunu sağlamlaştırma ve olası eleştirileri önleme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Sudan hükümeti ise bu hamleyi, uluslararası toplumun dikkatini BAE'nin rolünden uzaklaştırma girişimi olarak değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki iç savaş ve BAE'nin rolüne ilişkin bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel diplomasisi açısından önemli ipuçları sunuyor. Türkiye, Sudan'da barış ve istikrarın korunmasına yönelik çabaları desteklerken, BAE ile de rekabet halinde olduğu alanlar bulunuyor. BAE'nin BM içindeki etkisini artırma girişimi, Türkiye'nin çok taraflı platformlarda karşı karşıya kalabileceği bir denge unsuru olabilir. Ayrıca, Sudan'daki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki güvenlik dengelerini etkileyerek Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, BM reformu ve adil temsil konusundaki tutumuyla, bu tür adaylık süreçlerinde şeffaflık ve liyakat vurgusu yapabilir.