Eski İngiltere Başsavcısı Dominic Grieve'in de aralarında bulunduğu dört üst düzey avukat, Başbakan Keir Starmer'a bir mektup göndererek, Hindistan'da yargılanan İngiliz insan hakları aktivisti Mike Ghouse'un davasına müdahale etmesi çağrısında bulundu. Ghouse, Hindistan'ın kara para aklama ve yolsuzlukla mücadele kurumu olan Yaptırım Uygulama Müdürlüğü (ED) tarafından kara para aklama ve yabancı para düzenlemelerini ihlal etmekle suçlanıyor. Avukatlar, bu suçlamaların Ghouse'un daha önce beraat ettiği bir davayla ilgili olduğunu ve Hindistan'daki çifte yargılama yasağını ihlal ettiğini savunuyor.
Hukuki süreç ve çifte yargılama sorunu
Ghouse, 2014-2016 yılları arasında Hindistan'da kadın ve çocuk hakları alanında çalışan bir STK'da yönetici olarak görev yapmıştı. 2017'de hakkında başlatılan bir soruşturma kapsamında yabancı para düzenlemelerini ihlal ettiği iddiasıyla yargılanmış, ancak 2020'de tüm suçlamalardan beraat etmişti. Buna rağmen, ED aynı olaylarla ilgili yeni bir dava açtı. Grieve ve diğer avukatlar, bunun 'double jeopardy' (çifte yargılama) ilkesine aykırı olduğunu, zira Ghouse'un aynı suçlamalardan daha önce beraat ettiğini belirtiyor.
Avukatlar mektupta, 'Bu dava, Hint yargı sisteminin siyasi amaçlar için araçsallaştırıldığının açık bir örneğidir. Bay Ghouse, Hint yetkililerin hedef aldığı yabancı aktivistlerden sadece biridir' ifadelerine yer verdi. Starmer'dan, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'ye doğrudan bir mesaj göndererek, bu 'hileli' davanın düşürülmesini talep etmesi istendi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, Birleşik Krallık-Hindistan ilişkilerinde gerginliğe yol açabilecek potansiyele sahip. İki ülke arasında serbest ticaret anlaşması müzakereleri devam ederken, insan hakları aktivistlerine yönelik baskılar, İngiltere'deki Hint diasporası ve sivil toplum kuruluşları tarafından yakından takip ediliyor. Uzmanlar, bu tür davaların, demokratik değerler ve hukukun üstünlüğü konusunda endişeleri artırdığını belirtiyor. Öte yandan, Hindistan'ın bu tür müdahalelere genellikle 'iç işlerine karışma' olarak tepki verdiği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, uluslararası hukukun üstünlüğü ve çifte yargılama yasağı gibi evrensel ilkelerin bölgesel siyasette nasıl tartışmaya açıldığını göstermektedir. Türkiye de benzer şekilde yabancı mahkeme kararları ve uluslararası hukuk bağlamında eleştirilere maruz kalmaktadır. Bu dava, Türk dış politikası açısından, özellikle İngiltere ile ilişkilerde insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularının gündemde kalmasına yol açabilir. Ayrıca, Hindistan'da yabancı aktivistlere yönelik baskılar, Türkiye'nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkelerde sivil toplum alanının daralmasına ilişkin küresel endişeleri yansıtmaktadır.