Sri Lanka'nın Negombo kentindeki hapishanede 11 Nisan 2025'te patlak veren isyan, ülkenin uyuşturucu kaçakçılığı, organize suç ve aşırı kalabalık cezaevleri gibi birbiriyle bağlantılı krizlerini gözler önüne serdi. Güvenlik güçlerinin müdahalesine rağmen olaylar sonucunda çok sayıda mahkum yaralanırken, hapishanenin bazı bölümleri kullanılamaz hale geldi. Sri Lanka hükümeti, bu isyanın ardından uyuşturucu ağlarını çökertmek, suç faaliyetlerini kontrol altına almak ve cezaevi reformlarını hızlandırmak için acil adımlar atması gerektiği gerçeğiyle yüzleşti.
Arka Plan: Negombo Hapishanesi ve Krizin Kökenleri
Negombo Hapishanesi, başkent Colombo'nun 37 kilometre kuzeyinde yer alan ve yaklaşık 2.500 mahkum kapasiteli bir tesistir. Ancak fiili mahkum sayısı 4.000'in üzerine çıkmış durumdadır. Aşırı kalabalık, cezaevi koşullarını dayanılmaz hale getirirken, uyuşturucu ticareti ve çete şiddeti hapishane içinde kontrol edilemez boyutlara ulaşmıştır. 11 Nisan'da iki rakip uyuşturucu çetesi arasında başlayan çatışma, kısa sürede tüm hapishaneye yayılan bir isyana dönüştü. Mahkumlar, koğuşları ateşe verdi ve gardiyanları rehin aldı. Sri Lanka polisi ve özel harekat timleri olayı bastırmak için yaklaşık 6 saat süren bir operasyon düzenledi. Operasyonda 15 mahkum yaralanırken, 8 gardiyan da rehin alındıktan sonra kurtarıldı.
Sri Lanka İçişleri Bakanı Vajira Abeywardena, isyanın ardından yaptığı açıklamada, "Negombo'daki olaylar, cezaevi sistemimizin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçla mücadele etmeden, sadece hapishane koşullarını iyileştirmek yeterli değil" dedi. Bakan, hükümetin yeni bir cezaevi reformu paketi üzerinde çalıştığını, ancak kaynak yetersizliği nedeniyle bu reformların yavaş ilerlediğini itiraf etti. Sri Lanka, 2022'de yaşanan ekonomik krizin ardından hâlâ toparlanma sürecinde olup, bütçe kısıtlamaları cezaevi altyapısına yatırımı engellemektedir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uyuşturucu Kaçakçılığının Hint Okyanusu Rotası
Sri Lanka, Hint Okyanusu'ndaki stratejik konumu nedeniyle uyuşturucu kaçakçılığı için önemli bir transit noktasıdır. Afganistan'dan üretilen eroin, Pakistan ve İran üzerinden Hint Okyanusu'na ulaşmakta; Sri Lanka kıyıları da bu rotanın kilit duraklarından biri olarak kullanılmaktadır. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2024 raporuna göre, Hint Okyanusu üzerinden yapılan uyuşturucu kaçakçılığı son beş yılda %40 artmıştır. Sri Lanka, bu akışın sadece bir parçası değil, aynı zamanda iç tüketimde de ciddi bir uyuşturucu sorunuyla karşı karşıyadır. Özellikle 'bhang' (esrar) ve sentetik uyuşturucu kullanımı genç nüfus arasında hızla yayılmaktadır.
Cezaevi isyanı, Sri Lanka'nın güvenlik güçlerinin uyuşturucu ağlarıyla mücadeledeki yetersizliğini de gözler önüne serdi. Polis ve istihbarat birimleri arasındaki koordinasyon eksikliği, büyük uyuşturucu baronlarının hapishaneden bile operasyon yürütebilmesine olanak tanımaktadır. Negombo'daki isyanın liderleri olduğu iddia edilen iki çete reisi, daha önce de benzer olaylara karışmış ancak cezaevi yönetimi tarafından kontrol altına alınamamıştı. Bu durum, Sri Lanka cezaevi sisteminin reforma ne kadar acil ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sri Lanka'daki hapishane isyanı, Türkiye için iki açıdan önemli dersler içermektedir. Birincisi, Türkiye de benzer şekilde uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede zorluklar yaşamakta ve cezaevleri aşırı kalabalıkla mücadele etmektedir. Sri Lanka örneği, uyuşturucu ağlarının sadece dışarıda değil, cezaevi içinde de faaliyet gösterdiğini ve bu nedenle hapishane reformlarının güvenlik boyutunun ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatmaktadır. İkincisi, Sri Lanka'nın Hint Okyanusu'ndaki konumu, Türkiye'nin deniz güvenliği ve uyuşturucuyla mücadele iş birliği açısından potansiyel bir ortaklık alanı oluşturabilir. Türkiye'nin Afganistan ve Pakistan kökenli uyuşturucu akışına karşı Sri Lanka ile istihbarat paylaşımı ve ortak operasyonlar yürütmesi, her iki ülkenin de yararına olabilir.