Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, ülkesinin Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği ekonomik kriz nedeniyle "acil durum ekonomisi" yönettiğini açıkladı. Sisi, enflasyonun kontrolden çıktığını ve halkın alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü belirtti. Mısır, fiziki olarak savaşa doğrudan dahil olmasa da, Kızıldeniz'deki ticaret yollarının sekteye uğraması ve turizm gelirlerindeki düşüş nedeniyle ekonomik olarak ağır darbe aldı.
Kızıldeniz krizi ve turizmdeki düşüş
Mısır ekonomisi, özellikle Kızıldeniz üzerinden gerçekleşen küresel ticaretin büyük ölçüde aksamasından etkilendi. Husilerin İsrail ile bağlantılı gemilere yönelik saldırıları, Süveyş Kanalı'ndan geçen gemi trafiğini azalttı. Kanal geçiş gelirleri, Mısır'ın en önemli döviz kaynaklarından biri. Geçen yıl kanaldan 10 milyar doların üzerinde gelir elde edilmişti. Savaş öncesi bu rakamın artması beklenirken, şimdi ciddi bir düşüş yaşanıyor.
Turizm sektörü de benzer bir darbe aldı. Mısır'ın turistik bölgeleri, özellikle Kızıldeniz sahilleri ve Luksor, savaş endişeleri nedeniyle rezervasyon iptalleriyle karşı karşıya. 2023 yılında 15 milyon turist ağırlayan Mısır, bu yıl hedefin altında kalacak gibi görünüyor. Sisi, turizm gelirlerinin yüzde 20-30 oranında düştüğünü tahmin ediyor.
Enflasyon sarmalı ve döviz krizi
Mısır'da resmi enflasyon oranı yüzde 35'in üzerinde seyrediyor. Ancak uzmanlar, özellikle gıda ve temel ihtiyaç maddelerinde gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunu belirtiyor. Mısır lirası, son bir yılda dolar karşısında değerinin üçte birinden fazlasını kaybetti. Resmi döviz kuru ile karaborsa arasındaki fark giderek açılıyor. Sisi, "Halkımızdan sabır ve fedakarlık bekliyoruz, ancak durum çok zor" dedi.
Mısır, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 3 milyar dolarlık bir kurtarma paketi üzerinde anlaşmıştı. Ancak IMF, bu paketin uygulanması için Mısır'ın daha fazla kemer sıkma önlemi almasını ve döviz kurunu serbest bırakmasını talep ediyor. Sisi yönetimi, bu taleplere temkinli yaklaşıyor. Ekonomistler, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve yolsuzluğun krizin derinleşmesine neden olduğunu söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'daki ekonomik kriz, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Fırsat boyutu: Mısır'ın döviz darboğazı ve artan maliyetler nedeniyle üretim ve ihracat kapasitesi düşüyor. Bu, Türk firmalarının özellikle Kuzey Afrika ve Ortadoğu pazarlarında daha rekabetçi hale gelmesini sağlayabilir. Risk boyutu: Mısır'da artan işsizlik ve sosyal huzursuzluk, bölgede yeni bir göç dalgası yaratabilir. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve Libya gibi konularda Mısır'la rekabet halinde. Kriz, bu rekabet dengelerini değiştirebilir. Ayrıca Mısır'daki İslamcı hareketlerin durumu, Türkiye'nin bölgesel politikalarını etkileyebilecek bir faktör.