Gelişmekte olan ülke varlıkları, Çin'in teknoloji hisselerine yönelik devlet destekli kurtarma programı ve İran ile Batı arasında devam eden nükleer müzakerelerdeki iyimserlik sayesinde üç günlük kayıpların ardından toparlanma gösterdi. Yatırımcılar, Çin'in teknoloji devlerine yönelik düzenleyici baskıların hafifleyebileceğine dair sinyaller ve İran'ın petrol arzına dair belirsizliğin sona ermesiyle risk iştahını artırdı. MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi, Perşembe günü yüzde 1,3 yükselerek son dört işlem günündeki düşüş trendini kırdı. Çin'in teknoloji şirketleri için 200 milyar yuanlık (yaklaşık 28 milyar dolar) bir fon oluşturacağı haberleri piyasalarda olumlu karşılandı. Bu fonun, özellikle Alibaba, Tencent ve Baidu gibi devlerin hisselerini istikrara kavuşturması bekleniyor.
Çin'in teknoloji hisselerine stratejik müdahalesi
Çin hükümeti, teknoloji sektöründeki sert düzenlemelerin ardından hisse fiyatlarında yaşanan çöküşü durdurmak için harekete geçti. Pekin yönetimi, devlete ait bankalar aracılığıyla teknoloji hisselerini satın alarak piyasaya doğrudan müdahale etmeyi planlıyor. Bu müdahale, Xi Jinping'in "ortak refah" hedefi doğrultusunda başlatılan kapsamlı düzenlemelerin bir parçası olarak görülüyor. Ancak piyasa uzmanları, bu tür yapay desteklerin sürdürülebilir olmadığını ve temel reformların gerekliliğini vurguluyor. Çin'in teknoloji hisseleri, 2021'deki zirvesinden bu yana yüzde 50'nin üzerinde değer kaybetmişti. Fonun etkisiyle Hang Seng Tech Endeksi yüzde 2,5 yükselirken, Şanghay Bileşik Endeksi de yüzde 1,1 artış kaydetti.
İran müzakereleri ve petrol piyasalarına yansıması
İran ile ABD ve Avrupa Birliği arasında Viyana'da sürdürülen nükleer müzakerelerde, anlaşmaya varılabileceği yönündeki beklentiler de gelişmekte olan piyasaları olumlu etkiledi. Olası bir anlaşma, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması ve ülkenin petrol ihracatını artırması anlamına geliyor. Bu durum, küresel petrol arzını genişleterek enerji fiyatlarını düşürebilir. Brent petrol fiyatları, müzakerelerdeki ilerleme haberleriyle hafta içinde yüzde 3 geriledi. Gelişmekte olan ülkeler, özellikle petrol ithalatçısı olanlar, düşük enerji fiyatlarından olumlu etkileniyor. Türkiye gibi enerji ithalatı yüksek ülkeler için bu durum, cari açığın azalmasına ve enflasyon baskısının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Ancak İran müzakereleri henüz sonuçlanmış değil; taraflar arasında uranyum zenginleştirme seviyesi ve yaptırımların kapsamı konusunda önemli anlaşmazlıklar devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gelişmekte olan piyasalardaki bu toparlanmadan dolaylı olarak etkilenebilir. Çin'e yönelik iyimserlik, küresel risk iştahını artırarak Türk lirası gibi kırılgan para birimlerine geçici destek sağlayabilir. Ayrıca İran müzakerelerinde anlaşma sağlanması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve Rusya'ya olan enerji bağımlılığını azaltabilir. Ancak Türkiye'nin kendi yapısal sorunları (yüksek enflasyon, cari açık) nedeniyle bu küresel rüzgarlardan sınırlı fayda sağlayacağı değerlendiriliyor. Türkiye, İran ile tarihsel olarak yakın ekonomik ilişkilere sahip; olası bir yaptırım kalkması, doğal gaz ve petrol ticaretinde yeni fırsatlar yaratabilir. Yine de Türkiye'nin piyasalardaki asıl belirleyici faktörü, Merkez Bankası'nın para politikası ve siyasi istikrar olmaya devam ediyor.