Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, perşembe günü yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya Filistin devletinin kurulmasının barış ve herkes için fayda getireceğini defalarca söylediğini belirtti. Sisi, bu açıklamayı Yeni Kahire'deki Polis Akademisi 2026 mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada dile getirdi. Sisi'nin bu sözleri, Gazze'deki savaşın ardından bölgesel barış çabalarının yeniden gündeme geldiği bir dönemde önemli bir diplomatik mesaj olarak yorumlandı.
Gelişmenin Arka Planı
Sisi'nin açıklamaları, Mısır'ın Orta Doğu barış sürecindeki arabuluculuk rolünü bir kez daha ön plana çıkardı. Mısır, uzun yıllardır İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk yapıyor ve Gazze'deki ateşkes müzakerelerinde kritik bir aktör olarak konumlanıyor. Sisi, konuşmasında Filistin devletinin kurulmasının sadece Filistinliler için değil, İsrail ve tüm bölge için kalıcı barış ve güvenlik anlamına geleceğini vurguladı. Bu mesaj, İsrail hükümetinin Filistin devletine yönelik olumsuz tutumuna rağmen Mısır'ın iki devletli çözüm konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Mısır lideri, Netanyahu ile yaptığı görüşmelerde bu konuyu sürekli gündeme getirdiğini ancak İsrail tarafının henüz olumlu bir adım atmadığını ima etti. Sisi'nin konuşması, Mısır'ın Filistin meselesinde geleneksel olarak desteklediği iki devletli çözüm politikasının bir yansıması olarak görülebilir. Ayrıca, Mısır'ın 1979 Camp David Anlaşması'ndan bu yana İsrail ile diplomatik ilişkileri bulunuyor ve bölgesel istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynuyor.
Sisi, Polis Akademisi mezuniyet törenindeki konuşmasında ayrıca Mısır'ın iç güvenlik ve istikrarına da değindi. Ancak asıl dikkat çeken kısım, Filistin devleti konusundaki ısrarlı tutumu oldu. Bu açıklama, son dönemde İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarının ardından bölgede artan tansiyonun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Mısır, Gazze'ye insani yardımların ulaştırılmasında da kilit bir rol üstleniyor ve Refah Sınır Kapısı üzerinden yardımların geçişini koordine ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sisi'nin açıklamaları, Orta Doğu'da barış sürecinin yeniden canlandırılması çabalarına ivme kazandırabilir. Son aylarda Suudi Arabistan'ın da İsrail ile normalleşme görüşmeleri yürüttüğü biliniyor. Ancak Suudi Arabistan, normalleşme için Filistin devletinin kurulması yolunda somut adımlar atılmasını şart koşuyor. Sisi'nin mesajı, bu sürece dolaylı bir destek olarak yorumlanabilir. ABD yönetimi de iki devletli çözümü desteklediğini açıklamış ancak somut bir ilerleme kaydedilememişti.
Uluslararası toplum, Filistin-İsrail çatışmasının çözümü için iki devletli çözümü tek geçerli yol olarak görüyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği de bu yönde açıklamalar yapıyor. Ancak İsrail hükümeti, özellikle Netanyahu liderliğindeki koalisyon, Filistin devletine karşı çıkıyor ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini sürdürüyor. Sisi'nin açıklamaları, bu çıkmazın aşılması için Mısır'ın diplomatik çabalarını sürdüreceğini gösteriyor.
Bölgesel güçler arasında Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkeler Filistin meselesinde ortak bir tutum sergiliyor. Sisi'nin konuşması, Arap Birliği'nin de geleneksel pozisyonunu yansıtıyor. Son dönemde Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini geliştirmesi, Filistin meselesini arka plana itmişti; ancak Gazze savaşı bu konuyu yeniden öncelikli hale getirdi. Mısır, bu süreçte hem arabulucu hem de Filistin haklarının savunucusu olarak dengeli bir pozisyon yürütmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde uzun yıllardır iki devletli çözümü destekliyor ve Filistinlilerin haklarını savunuyor. Sisi'nin açıklamaları, Türkiye'nin bölgesel barış vizyonuyla örtüşüyor. Ancak Türkiye-Mısır ilişkileri son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izledi. Son dönemde iki ülke arasında normalleşme adımları atılsa da, Mısır'ın İsrail ile arabuluculuk rolü ve Gazze politikası Türkiye için önemli bir takip konusu. Türkiye, Gazze'de kalıcı ateşkes ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için Mısır ile koordinasyonu sürdürüyor. Sisi'nin mesajı, bölgesel istikrarın ancak Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olacağını teyit ederek Türkiye'nin pozisyonunu güçlendiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin bölgede artan diplomatik etkinliği, Mısır ile ilişkilerin geleceği açısından da belirleyici olacak.