KYIV, 3 Haziran – Rus drone ve füze saldırılarından sağ kurtulan Ukraynalılar için her hava saldırısı uyarısı yeni bir travma kaynağına dönüşüyor. Kiev'de yaşayan 8 yaşındaki Oleksandr, son saldırıyı sadece birkaç metre öteden atlatarak kurtulduğu birkaç gün sonra, yeniden çalan sirenlerle birlikte panikle odasının köşesine sinen çocuklardan yalnızca biri. Uzmanlar, sürekli tetikte olmanın özellikle çocuklar üzerinde uzun süreli psikolojik hasara yol açtığı uyarısı yapıyor.
Savaşın Gölgesinde Büyüyen Bir Nesil
Rusya'nın 24 Şubat 2022'de başlattığı tam kapsamlı işgalin ardından Ukrayna'da hayat, siren sesleri ve patlamalarla şekilleniyor. UNICEF verilerine göre, Ukrayna'daki çocukların yaklaşık 7,5 milyonu sürekli savaş ortamında yaşamak zorunda. Oleksandr'ın annesi Olena, oğlunun en son saldırıdan sonra uykuya dalmakta zorlandığını, sık sık kabuslar gördüğünü ve ani seslerde irkildiğini anlatıyor. "Bir keresinde apartmanımızın önüne bir füze parçası düştü. Şans eseri kimse yaralanmadı. Ama o zamandan beri oğlum her siren çaldığında balkondan içeri kaçıyor. Oyun oynarken bile kulakları sirenlerde" diyor Olena.
Psikologlar, savaşın çocuklar üzerinde yarattığı kaygı bozukluğu, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gibi etkilerin yıllar sürebileceğini belirtiyor. Ukrayna Sağlık Bakanlığı, savaşın başından bu yana çocuklara yönelik psikolojik destek hattına gelen çağrıların yüzde 300 arttığını açıkladı. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan çocuklar, sığınaklarda geçirdikleri saatler ve altı üstüne gelmiş mahallelerin yarattığı görüntüler nedeniyle daha ağır etkileniyor.
Küresel Boyut: Savaşın Görünmeyen Faturası
Ukrayna'daki savaş yalnızca fiziksel yıkım değil, aynı zamanda derin bir toplumsal travma da yaratıyor. Dünya Sağlık Örgütü, savaş bölgelerinde yaşayan her beş çocuktan birinin ciddi ruhsal sorunlar yaşadığını tahmin ediyor. Bu durum, ülkenin gelecekteki toparlanma sürecini de tehdit ediyor. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksaması, ailelerin parçalanması ve sürekli tehdit altında yaşamak, bir neslin normal gelişimini sekteye uğratıyor.
Uluslararası toplum, Ukrayna'ya insani yardım ve mali destek sağlarken, ruh sağlığı hizmetleri genellikle ihmal ediliyor. Avrupa Birliği, Ukrayna'daki çocuklara yönelik psikososyal destek programları için 10 milyon euro ayırdı ancak ihtiyaç çok daha büyük. Uzmanlar, savaş sona erse bile travmanın etkilerinin en az bir kuşak boyunca süreceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna'daki savaşın insani boyutuna kayıtsız kalmamış, özellikle tahıl koridoru ve esir takası gibi diplomatik girişimlerde arabulucu rolü üstlenmiştir. Ancak savaşın psikolojik ve sosyal etkileri, Türkiye'nin de bölgesel istikrar hedefi doğrultusunda desteklemesi gereken bir alandır. Ukrayna'da travma geçiren çocukların ve ailelerin rehabilitasyonu, uzun vadede toplumsal barışın tesisi için kritik öneme sahiptir. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaparak bu alanda daha aktif roller üstlenebilir. Aynı zamanda, savaşın psikolojik yükünün hafifletilmesi, Türkiye'nin savunduğu insani diplomasi anlayışıyla örtüşmektedir.