Fransa Ulusal Meclisi, ölümcül hastaların belirli koşullar altında tıbbi yardımla yaşamlarına son vermelerine olanak tanıyan yasa tasarısını Çarşamba günü kabul etti. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2022'deki yeniden seçim kampanyasında verdiği sözü tutan bu adım, Fransa'yı ötenazi veya yardımlı intiharı yasallaştıran ülkeler arasına sokmaya hazırlanıyor. Tasarı, 249'a karşı 98 oyla kabul edilirken, 146 milletvekili çekimser kaldı. Şimdi Senato'da görüşülecek olan metin, burada değişikliklere uğrayabilir ve nihai onay süreci aylar sürebilir.
Yasa ne getiriyor?
Tasarı, "ölümcül hasta bireylerin tıbbi yardımla yaşamlarını sonlandırması" olarak tanımlanan bir hakkı düzenliyor. Buna göre, tedaviye yanıt vermeyen, ileri evrede ve kısa bir yaşam süresi kalmış (birkaç hafta ila ay) hastalar, bir doktor ekibinin onayıyla ölüm sürecini hızlandıracak bir madde alabilecek. Hastanın bilincinin açık olması ve talebini tekrar tekrar ve özgür iradesiyle dile getirmesi gerekiyor. Hekim, hastanın talebini kabul etmeden önce psikolojik destek ve palyatif bakım seçeneklerini sunmakla yükümlü. Tasarı ayrıca, vicdani ret hakkını da tanıyor: hiçbir sağlık personeli bu prosedüre katılmaya zorlanamayacak.
Fransa'da şu anda yürürlükte olan 2016 tarihli "Claeys-Leonetti Yasası", hastaların ağrı kesici tedavilerle bilincini kaybetmesine (derin sedasyon) izin veriyor ancak doğrudan ölüme neden olacak bir enjeksiyonu yasaklıyor. Yeni yasa, bu sınırı aşmayı hedefliyor. Macron, yasa tasarısını sunarken "herkesin onurlu bir şekilde ölme hakkına saygı gösterilmesi" gerektiğini vurgulamıştı.
Avrupa'da ötenazi tartışmaları
Fransa, bu adımla birlikte Avrupa'da ötenazi veya yardımlı intiharı yasallaştıran ülkeler arasına katılıyor. Hollanda (2002), Belçika (2002), Lüksemburg (2009) ve İspanya'da (2021) aktif ötenazi yasal; Portekiz'de ise 2023'te kabul edilen yasa Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Almanya'da Federal Anayasa Mahkemesi 2020'de yardımlı intiharın yasaklanmasını anayasaya aykırı buldu ancak henüz kapsamlı bir yasa çıkarılmadı. İsviçre'de ise doğrudan hekim yardımı olmasa da yardımlı intihar (dernekler aracılığıyla) 1940'lardan beri yasal. Birleşik Krallık, İtalya, Polonya gibi ülkelerde ise tartışmalar sürüyor.
Katolik Kilisesi ve muhafazakar çevreler, yasaya şiddetle karşı çıkıyor. Fransa Katolik Piskoposlar Konferansı, "insan yaşamının kutsallığı" ilkesine vurgu yaparak tasarının "kaygan bir zemine" yol açacağını savundu. Diğer yandan, destekçiler hastaların acı çekmeden onurlu bir ölüm hakkını talep ediyor. Kamuoyu yoklamaları, Fransız halkının yaklaşık %70'inin ötenazinin yasallaşmasını desteklediğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir dış politika meselesi olmamakla birlikte, laiklik ve insan hakları bağlamında dolaylı etkilere sahiptir. Türkiye'de ötanazi yasal değildir ve tıp etiği kuralları gereği hekimlerin yaşamı sonlandırma yetkisi yoktur. Ancak Fransa gibi bir AB ülkesinin bu adımı, özellikle Avrupa Birliği ile uyum sürecinde Türk kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde tartışma yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'den Fransa'ya göç eden vatandaşların bu haktan yararlanması gibi pratik sonuçlar doğabilir. Küresel ölçekte ise yaşam hakkı ve kişisel özerklik tartışmalarının derinleştiği bir dönemde atılan bu adım, benzer düzenlemelerin diğer ülkelerde de gündeme gelmesine zemin hazırlayabilir.